Sözlük
Sponsor Bağlantılar
Çevir

EN 'pal' sonuçları
Çeviri pal
i., f. (-led, -ling) k.dili arkadaş dost; f. arkadaş olmak.
 

3D Oyunlar
Türkiye'nin en güzel ve ilk 3d oyun sitesi - 3doyunlar.net

 
Çeviri palace
i. saray; saray gibi bina; muhteşem ev; k.dili lüks eğlence yeri veya galeri.
 
Çeviri paladin
i. imparator Şarlman'ın maiyetinde bulunan on iki efsanevi asilzadeden biri; macera peşinde koşan şovalye, kahraman.
 
Çeviri palanquin palankeen
i. tahtırevan.
 
Çeviri palatable
s. lezzetli, damak lezzeti veren; makbul, hoşa giden.
 
Çeviri palatal
s., i. damağa ait; dilb. dilin damağa dokunmasıyle çıkarılan (ses); i. damaksı ses, damak sessizi.
 
Çeviri palate
i. damak; tat alma duyusu; zevk, haz, hoşlanma. cleft palate doğuştan yarık damak. hard palate damak, sert damak. soft palate damağın geri kısmı, yumuşak damak, damak eteği.
 
Çeviri palatial
s. saray gibi, muhteşem.
 
Çeviri palatinate
i. palatinlik, palatin sıfatına sahip olan hükümdarın ülkesi; palatin'in rütbe veya görevi; b.h. Palatin'lik'te oturan kimse. the Palatinate Alman'ya'da Ren nehri kıyısında bulunan bir eyalet.
 
Çeviri palatine
s., i. damakla ilgili veya damağa ait; i. damak kemiği. palatine bone damak kemiği. palatine vault damak kemeri.
 
Çeviri palatine
s., i. hükümdar yetkisine sahip (asilzade); saraya mensup; b.h. Palatinlik'e ait; i. imparator sarayında memur; kendi ülkesinde hükümdar yetkisine sahip olan kimse, palatin; b.h. Roma'daki yedi tepenin ortasında bulunan tepe; vaktiyle kadınların kullandığı ve omuza alınan bir çeşit kürk.
 
Çeviri palaver
i., f. laf boş lakırdı, palavra; pohpohlama, slang. yağ çekme; yerlilerle turistler arasındaki görüşme; f. boş laf etmek, palavra atmak; yaltaklanmak.
 
Çeviri pale
i. sivri uçlu kazık, parmaklık çubuğu; etrafı parmaklık veya çitle çevrilmiş yer; belirli kimselerin oturmasına tahsis edilmiş mıntıka; hudut, sınır; yetki; sınırlandırılmış herhangi bir şey. beyond the pale yetkisi dışında, salâhiyeti haricinde; toplum düzenine aykırı. within the pale sınırı içinde; yetkisi dahilinde.
 
Çeviri pale
s. solgun; renksiz, soluk mat, donuk. palefaced s. beti benzi atmış rengi uçmuş. palely z. solgun bir şekilde renksiz olarak. paleness i. solgunluk, renksizlik, matlık.
 
Çeviri pale
f. beti benzi atmak, sararmak, donuklaşmak; saranmak, donuklaştırmak.
 
Çeviri paleface
i. Amerika yerlilerinin beyazlara verdiği kabul edilen soluk benizli sıfatı.
 
Çeviri paleo-
(önek) eski zaman.
 
Çeviri paleography
i. eski devirlere ait yazı (kitabe, el yazması kitap); eski devirlere ait yazıları okuma veya inceleme ilmi. paleographer i. eski devirlere ait yazıları okuma bilgini. paleographic(al) s. eski devirlere ait yazılarla ilgili.
 
Çeviri paleolithic
s. taş devrine ait, yontma taş devrine ait.
 
Çeviri paleology
i. tarihten evvelki zamanlara ait incelemeler, arkeoloji paleolog'ical s. arkeolojik. paleologist arkeolog.
 
Çeviri paleontology
i. eskivarlıkbilim, paleontoloji. paleontolog'ical s. paleontoloji ile ilgili. paleontol'ogist ' paleontoloji bilgini.
 
Çeviri paleozoic
i., s. jeol. paleozoik.
 
Çeviri palestine
i. Filistin.
 
Çeviri palestinian
s. i. Filistin'e ait; i. Filistinli.
 
Çeviri palestra
i. eski Yunanistan'da spor salonu.
 
Çeviri palette
i palet, ressamların boyalarını karıştırmak için kullandıkları levha; bir ressam özgü renkler.
 
Çeviri palfrey
i., (eski) binek atı, özellikle kadınların bindiği ufak at.
 
Çeviri palimpsest
i. eski zamanda üzerindeki yazı silinerek yeniden başka yazı yazılmış parşomen.
 
Çeviri palindrome
i. tersinden de aynı şekilde okunabilen kelime, cümle veya mısra. msl. makam, radar.
 
Çeviri paling
i. çit yapmaya mahsus kazıklar; çit.
 
Çeviri palingenesis
i. yeniden doğma; tenasuh, ruh göçü, ruh sıçraması; biyol. üremede atasal özelliklerin yeniden meydana çıkması.
 
Çeviri palinode
i. şairin evvelce yazdığı bir şiirdeki ifade veya fikrin aksini savunduğu şiir; tekzip, inkâr.
 
Çeviri palisade
i., f. şarampol, parmaklık, çit; savunmada kullanılan siper kazığı; çoğ. kayalık uçurum; f. etrafına kazıklar dikerek çit çevirmek.
 
Çeviri palish
s. oldukça donuk, renksiz gibi, solgunca.
 
Çeviri pall
f. yavanlaşmak, tatsızlaşmak; zevkini kaybetmek, bıkmak; usandırmak, bıktırmak. It has palled on me Gına geldi Bıktım artık.
 
Çeviri pall
i. siyah çuha veya kadifeden tabut örtüsü; kasvetli hava.
 
Çeviri palladium
i. Pallas Atene'nin Truva'nın güvenliğini sağlayan heykeli; her hangi bir güvenlik unsuru.
 
Çeviri pallas
i., mit. tanrıça Atene'nin diğer ismi; astr. Merih ile Erendiz arasındaki asteroitlerden biri.
 
Çeviri pallbearer
i. cenaze merasiminde tabutu taşıyan veya yanı sıra giden kimse.
 
Çeviri pallet
i. ot şilte, ot minder.
 
Çeviri pallet
i., mak. çömlekçi spatulası; ciltçilikte altın yaldızı yerleştirmeye mahsus yassı fırça, tezhip fırçası; mak. cep saati çarkını tanzim eden ufak parça; ressam paleti; istif rafı.
 
Çeviri palliate
f. hafifletmek (hastalık, zorluk), teskin etmek, yatıştırmak; (kaba hat veya hakareti) mazur göstermek. palliation i. özür; hafifletme.
 
Çeviri palliative
s., i. hafifletici; özür kabilinden; i. hafifletici şey.
 
Çeviri pallid
s. solgun, benzi atmış, sararmış, silik.
 
Çeviri pallor
i. solgunluk, beniz sarılığı.
 
Çeviri palm
f. avuç içinde saklamak; avuç ile dokunmak veya okşamak. palm off hile ile kabul ettirmek, slang. sokuşturmak, kazıklamak.
 
Çeviri palm
i. aya, avuç içi; geyik boynuzunun yassı kısmı; el boyunda uzunluk ölçüsü (yaklaşık olarak yirmi cm); el genişliğinde uzunluk ölçüsü (yaklaşık olarak dokuz cm); kürek palası veya ona benzer herhangi bir şey. grease one's palm rüşvet vermek. have an itching palm para hırsı olmak.
 
Çeviri palm
i. hurma ağacı; palmiye; hurma ağacının yaprağı veya dalı; zafer alameti; zafer. palm branch zafer alameti olan hurma dalı. palm oil hurma yağı. Palm Sunday paskalyadan evvelki pazar günü. carry off the palm galip gelmek, zafer kazanmak. coconut palm hindistancevizi ağacı. date palm hurma ağacı. dwarf palm bodur hurma ağacı, bot. Chamaerops homilis. wild palm yabani hurma ağacı. yield the palm bir diğerinin üstünlüğünü kabul etmek.
 
Çeviri palmar
s. avuç ile ilgili.
 
Çeviri palmate , mated
s. aya şeklindeki; bot. palmiye yaprağı şeklindeki, elsi, palmat; zool. perdeayaklı. palm civet, palm cat misk kedisi, zool. Viverra civetta.
 
Çeviri palmer
i. Kudüs'ten hurma dalı ile dönen hacı. palmer worm elma yapraklarına zarar veren bir çeşit tırtıl, zool. Dichomeris ligulella.
 
Çeviri palmetto
i., s. herhangi bir palmiye ağacı; palmiye ağacının yapraklarından dokunmuş ince hasır; s. bu hasırdan yapılmış.
 
Çeviri palmist
i. el falına bakan kimse. palmistry el falı.
 
Çeviri palmy
s. palmiyeleri çok olan; muhteşem, gönençli, refah içindeki. palmy days refah günleri, iyi günler.
 
Çeviri palomino
i. beyaz yele ve kuyruklu altın rengi at.
 
Çeviri palooka
i., A.B.D. (argo) beceriksiz boksör.
 
Çeviri palp , palpus
i. (çoğ. palpi) zool. dokunaç. palpiform s. dokunaç gibi.
 
Çeviri palpable
s. hissedilir, dokunulabilir; aşikar, açık, sarih; dokunarak hissedilen; tıb. el muayenesi ile hissedilen. palpably z. el ile hissedilerek; aşikar olarak, açıkça.
 
Çeviri palpate
f., s., tıb. el ile dokunarak muayene etmek; s., zool. dokunaçlı palpa'tion i. dokunma; tıb. el ile dokunarak muayene.
 
Çeviri palpitate
f. yürek gibi hızlı çarpmak, nabız gibi atmak heyecandan titremek. palpita'tion i. çarpıntı, halecan.
 
Çeviri palpus
bak. palp.
 
Çeviri palsy
i., f. inme, nüzul, felç; f. felce uğratmak.
 
Çeviri palter
f. aldatmak, oyun etmek. palter with gereken önemi vermemek, küçümsemek.
 
Çeviri paltry
s. değersiz, kıymetsiz, önemsiz. paltriness i. değersizlik, kıymetsizlik, önemsizlik.
 
Çeviri paludal
s. bataklıklara ait; bataklık gibi.
 
Çeviri paludism
i., tıb. sıtma.
 
Toplam 66 sonuç listeleniyor
Copyright © Dogrusozluk.com