tip
f. (-ped, -ping) i .hafif hafif vurmak, tıkırdatmak; i hafif vuruş, tıkırdatma.
tip
i., f. (-ped, -ping) uç, burun; tepe, doruk; f. uç yapmak, burun şekli vermek; ucunu kapamak, ucuna bir şey takmak. tip to tip uç uca. on the tip of my tongue dilimin ucunda.
tip
f. (-ped, -pinu), i. bir yana yatırmak veya eğmek; şapkayla selam vermek; hafifçe vurmak; bir yana yatmak veya eğilmek; i. meyil; hafif vuruş; İng. çöplük. tip over devirmek, devrilmek. tip the scales ağırlığında olmak; etkilemek.
tip
i., f. (-ped, -ping) sadaka, bahşiş; ima; tavsiye; f. bahşiş vermek. tip off k.dili sır vermek; tavsiye etmek. tipping i. bahşis verme usulu.
tipcart
i. yük taşıyıp boşaltmaya mahsus at arabası.
tipple
f., i. içki içmeyi adet haline getirmek; i. içki. tippler i. akşamcı.
tipstaff
i. (çoğ. staves) maden başlıklı asa; (çoğ staffs) bu asayı taşıyan memur, kavas, mübaşir.
tipster
i., k.dili yarışlarda önceden gizli bilgi veren kimse.
tipsy
s. sarhoş, çakırkeyif; çarpık. tipsily z. sarhoşça; eğri bir şekilde. tipsiness i. sarhoşluk; eğrilik.
tiptoe
i., f., s. ayak parmağmın ucu; f. ayak parmağının ucuna basarak yürumek; sessizce yürümek; s. ayak ucunda yürüyen veya danseden; meraklı.
tiptop
i., s. en yüksek derece; bir şeyin tam tepesi; k.dili en iyi kalite; s. en âIâ.
Toplam 14 sonuç listeleniyor