simian
s, i. maymuna benzer; i. maymun, özellikle insana benzeyen maymun.
similar
s, i. benzer, müşabih, bir birine yakın; geom. şekilde aynı olan; i. benzeyen şey. similarity i. benzeyiş, benzerlik. similarly z. bunun gibi, aynı, aynı şekilde.
simile
i., kon., san. teşbih, temsil.
similitude
i. benzerlik, müşabehet; teşbih, mesel, suret.
simmer
f, i. ateşte ağır ağır kaynamak; kaynar hale gelmek; hafif heyecan içinde bulunmak; kaynama derecesinin birkaç derece altında pişirmek; i. öfke veya coşkunluktan patlar hale gelme; hiddeti zapt etme hali. simmer down k.dili. yavaş yavaş hafiflemek, yatışmak; ağır ağır kaynayarak azalmak.
simnel
i, ing. bayram pastası.
simoniac
i. papazlık gibi kutsal değerleri satan veya satın alan adam. simoniacal s. böyle iğrenç bir alım satım kabilinden veya buna ait.
simonpure
s. halis, saf; gerçek; alın açık yüzü ak, lekesiz.
simony
i. papazlık rütbesi veya makamı alım satımı; kutsal tutulan şeylerden kar çıkarma.
simper
f., i. aptal aptal sırıtmak, colloq. pişmiş kelle gibi sırıtmak; i. aptalca sırıtma . simperingly z. aptalca sırıtarak.
simple
s., i. basit, bileşik olmayan; sade, süssüz; bot. yalın (yaprak); zool. münferit, tek; adi, bayağı; kolay; saf, halis; tabii, suni olmayan, yapmacıksız; budala, alık, ahmak; ahmakça; önemsiz, ehemmiyetsiz; kolay anlaşılır; ancak yeterli; i. basit şey; ilâç yapılan ot; budala kimse. simple fraction bayağı kesir. simple fracture basit kırık. simple hearted s. saf yürekli, temiz kalpli. simple interest basit faiz. simple machine basit makina. simpleminded s. cahil; basit; kendi halinde; akıl noksan; aptal. Simple Simon saf ve aptal kimse. simpleness i. sadelik, basitlik; saflık, bönlük.
simplex
s. basit; bir seferde tek haber gönderilebilen telgraf sistemine ait.
simplicity
i. basitlik, sadelik; kolaylık; budalalık, saflık; samimiyet.
simplify
f. basitleştirmek, sadeleştirmek, kolaylaştırmak.
simply
z. ancak, sadece; basit olarak; budalaca; k.dili. tamamen.
simulacrum
i. (çoğ. -cra) suret, hayal; hafif benzeyiş, taklit.
simulate
f. taklit etmek, taklidini yapmak. simulation i. taklit.
simultaneous
s. aynı zamanda vaki olan, eşzamanlı. simultaneously z. aynı zamanda, birlikte, bir arada . simultaneousness i. aynı zamanda vaki olma, eşzamanlılık.
Toplam 23 sonuç listeleniyor