samaria
i. (eski) Filistin'de bir şehir.
samba
i. bir çeşit Brezilya dansı, samba.
sambuca
i., müz. üçgen şeklinde eski bir telli çalgı.
same
s. aynı, tıpkısı; eşit; adı geçen, mezkür. all the same bununla beraber, mamafih just the same buna rağmen, mamafih; aynı şekilde; eskisi gibi. much the same hemen hemen aynı, yaklaşık olarak . same here ben de. sameness i. aynılık; monotonluk, tekdüzelik; benzerlik.
samhill
A.B.D., (argo) cehennem. What the Sam Hill is he doing here? Hay Allah, burada işi ne yahu?
samian
s., i. Sisam adasına ait; i. Sisamlı. Samian earth Sisam adasında bulunan ve eskiden ilaç olarak kullanılan balçık. Samian ware bu balçıktan yapılan kaplar.
samiriye
Samaritan s., i. Samiriye ile ilgili; i. Samiriyeli; Samiriye dili. a good Samaritan merhametli kimse, özellikle hastalara yardım eden kimse.
samisen
i., müz üç telli Japon çalgısı.
samite
i. altın veya gümüşle dokunmuş ipekli kumaş.
samp
i iri taneli öğütülmüş mısır unu.
sampan
i Çin nehirlerinde kullanılan dibi düz kayık.
samphire
i. deniz rezenesi, bot. Crithmum maritimum.
sample
i., f. örnek, numune, model, mostra; f. örnek olarak denemek. sampler i. el işi örneği; örnekleri tecrübe eden kimse.
samurai
i. (çoğ. samurai, samurais) eski Japon derebeylik sisteminde ikinci derecede asilzade.
Toplam 21 sonuç listeleniyor