produce
i. mahsul, ürün, hasılat; zerzevat, sebze.
produce
f. meydana getirmek; vermek, mahsul vermek; göstermek, meydana koymak, ortaya çıkarmak; doğurmak; yapmak, üretmek, imal etmek; uzatmak; sonuç çıkarmak; sahneye koymak.
producer
i. müstahsil, üretici, fabrikatör; hasıl eden kimse, meydana getiren kimse; sin. yapımcı, prodüktör; karbon monoksit gazının istihsal olunduğu ocak. producer goods hammadde, üretim maddeleri.
product
i. ürün, mahsul, hasılat; sonuç, netice; mat. çarpım.
production
i. imal, üretim, istihsal; ürün; eser; sahneye koyma; uzantı (çizgi); huk. ibraz.
productive
s. verimli, bereketli, mümbit; yaratıcı. productive of meydana getirici. productively z. verimli surette.
Toplam 7 sonuç listeleniyor