Sözlük
Sponsor Bağlantılar
Çevir

EN 'pi' sonuçları
Çeviri pi
i. Yunan alfabesinin on altıncı harfi; mat. pi.
 

3D Oyunlar
Türkiye'nin en güzel ve ilk 3d oyun sitesi - 3doyunlar.net

 
Çeviri pi ,pie
i., f. birbirine karışmış matbaa harfi; f. harfleri birbirine karıştırmak.
 
Çeviri pia mater
anat. beyin zarlarından biri.
 
Çeviri piacular
s. kefaret eden; kefarete muhtaç, günahkâr; suçlu
 
Çeviri pianissimo
s., z., müz. çok hafif (sesle), kıs. pp.
 
Çeviri pianist
i. piyanist.
 
Çeviri piano
s., z., müz. hafif (sesle), kıs. p.
 
Çeviri piano
i. piyano. piano stool vida ile alçalıp yükseltilebilen piyano taburesi. grand piano kuyruklu piyano. upright piano düz piyano, dik piyano.
 
Çeviri pianoforte
i. piyano.
 
Çeviri piaster , tre
i. kuruş; bazı memleketlerde esas para biriminin yüzde biri.
 
Çeviri piazza
i. bilhassa italyan şehirlerinde meydan, piyasa yeri; üstü kapalı direkler altı; A.B.D. ev balkonu, veranda.
 
Çeviri pica
i. on iki puntoluk matbaa harfi.
 
Çeviri pica
i., tıb. tebeşir ve çamur gibi yenmez şeylere karşı duyulan anormal iştah.
 
Çeviri picador
i., İsp. boğa güreşlerinde boğayı kargı ile kışkırtan atlı.
 
Çeviri picaresque
s., edeb. külhanbeyler veya sabıkalılar arasında geçen.
 
Çeviri picaroon
i. korsan.
 
Çeviri picayune
i., s., A.B.D. önemsiz kimse veya ,şey; s. önemsiz, küçük, değersiz, hakir. not worth a picayune beş para etmez, hiç bir değeri olmayan.
 
Çeviri picayunish
s. önemsiz, değersiz.
 
Çeviri piccalilli
i. baharatlı karışık turşu.
 
Çeviri piccolo
i., müz. pikolo, tiz sesli küçük flüt.
 
Çeviri pick
i. kazma; kürdan; mızrap; seçme hakkı veya fırsatı; elle toplanan meyva miktarı; ucu sivri bir şey ile, dürtme.
 
Çeviri pick
f. seçmek; delmek, delik açmak; kazmak; yolmak, koparıp toplamak; çıkartmak; azar azar yemek; aşırmak, çalmak; anahtarsız açmak (kilit); gagalamak; müz. telli çalgıları parmaklarla çalmak. pick a fight kavga etmek. pick and choose istedigi gibi seçmek. pick at ile oynamak; iştahsızca yemek; A.B.D., k.dili dır dır etmek. pick off koparmak; birer birer vurup düşürmek (tabanca ile). pick on seçmek; k.dili durmadan kusur bulup azarlamak, dır dır etmek. pick one's way engelleri yenerek kendine yol açmak. pick out seçmek, ayırmak; müz. ağır ağır nota çıkarmaya çalısmak. pick over ayıklamak. pick to pieces çekiştirmek; çürütmek (sav). pick up kaldırmak, toplamak; devşirmek; rasgele bulmak; pratik olarak öğrenmek, kulaktan öğrenmek (dil); almak; toplanmak; k.dili iyileşmek; ilerlemek, gelişmek; hızlanmak. a bone to pick paylaşılacak koz.
 
Çeviri pickaback
z. omuzda, sırtta.
 
Çeviri pickaninny
i., asağ. zenci çocuk .
 
Çeviri pickax
i. kazma.
 
Çeviri pickedover
s. elde kalan, elenmiş.
 
Çeviri picker
i. toplayıcı şey veya kimse; pamuk atma makinası; herhangi bir deliği temizlemeye mahsus alet.
 
Çeviri pickerel
i. Kuzey Amerika'ya mahsus bir tür turnabalığı, zool. Esox lucius.
 
Çeviri picket
i., f. kazık; ask. ileri karakol, posta; inzibat postası; grev gözcüsü; f. kazıklarla etrafını çevirmek, kazık dikerek çit yapmak; hayvanı iple kazığa bağlamak; nöbetçi veya karakol koymak; karakol vazifesini yapmak; grev gözcülüğü yapmak. pick et fence kazıklardan yapılmış çit. picket line grev gözcülerinin meydana getirdiği hat. picket rope hayvanı kazığa bağlayacak ip.
 
Çeviri picking
i. toplama; toplanılan şey; çoğ. toplanılacak artıklar; aşırma; aşırılan şey. slim pickings k.dili kıtlık, darlık, imkânsızlık.
 
Çeviri pickle
i., f. salatalık turşusu; salamura; k.dili sıkıntılı veya güç durum, varta: madeni eşyayı temizlemeye mahsus asitli karışım; ing., k.dili afacan çocuk; f. turşusunu kurmak, salamura yapmak; asitle temizlemek. pickled s. turşusu kurulmuş; rengi ağartılmış (tahta); (argo) sarhoş, slang turşu.
 
Çeviri picklock
i. anahtarsız kilit açan kimse; hırsız; maymuncuk, tavşan anahtarı.
 
Çeviri pickmeup
i., k.dili canlandırıcı içki.
 
Çeviri pickpocket
i. yankesici.
 
Çeviri pickup
i. hız alma, hızlanma; pikap kolu; radyoda mikrofon tertibatı; alıcı veya kaydedici cihaz; oto pikap; k.dili gelişme, ilerleme; oyunda top yere dokunduktan sonra tutma veya vurma; k.dili canlandırıcı şey; (argo), slang avlanacak keklik, kaldırma.
 
Çeviri picnic
i., f. piknik; kolay veya hoşa giden iş; f. pikniğe gitmek, piknik yapmak.
 
Çeviri picot
i. piko.
 
Çeviri picotee
i. ebrulu karanfil, bot. Dian thus caryophyllus picric.
 
Çeviri picrik acid
kim. pikrik asit.
 
Çeviri pictograph
i. harf yerine resim kullanılan yazı, resimyazı.
 
Çeviri pictorial
s., i. resimlere ait; resimli; resim gibi, resim şeklinde ifade edilmiş; grafik halinde; i. resimli dergi. pictorially z. resimlerle; resim gibi.
 
Çeviri picture
i., f. resim, tasvir, suret, timsal; tanımlama, tarif; filim; gorüntü; f. tanımlamak, tarif veya tasvir etmek, resmetmek; canlandırmak, tasavvur etmek, hayal etmek. picture book resim kitabı, resimli kitap. picture frame resim çerçevesi. picture gallery resim galerisi. picture postcard kartpostal. picture tube kineskop. picture window manzara seyredebilmek için büyük pencere. come into the picture ortaya çıkmak. draw a picture resim çiz mek; göz önüne sermek. moving pictures sinema. the pictures İng. sinema. the picture of health sıhhat numunesi.
 
Çeviri picturesque
s. pitoresk, resim konusu olmaya elverişli, renkli, etkili; güzel; canlı, kuvvetli (ifade). picturesquely z. pitoresk bir şekilde. picturesqueness pitoresk oluş; güzellik, canlılık.
 
Çeviri piddle
f. hafife almak, etkisiz bir şekilde yapmak; su dökmek, işemek. piddle around boşuna uğrasmak. piddling s. önemsiz, ehemmiyetsiz, küçük, bayağı.
 
Çeviri pidgin
i. milletlerarası yardımcı dili olarak kullanılan karışık dil. Pidgin English Uzak Doğu'da kullanılan ingilizceden bozma karışık dil.
 
Çeviri pie
i., ahçı. tart; (argo) kolay şey; (argo) rüşvet. as easy as pie çok kolay. pie plant A.B.D., leh. ravent.
 
Çeviri pie
i. saksağan.
 
Çeviri piece
i. parça, kısım, bölüm; dama taşı; satranç piyadeden yüksek taş; tüfek, top; müz. parça; piyes; resim; numune, örnek; madeni para. piece goods tic. metreyle satılan kumaş. piece of eight İspanyol doları, sekiz riyal'den ibaret dolar. give one a piece of one's mind paylamak, azarlamak. break to pieces parça parça etmek; parçalanmak. by the piece parça başına. go to pieces parçalanmak; k.dili (kendini) dağıtmak. of a piece with aynı, tıpkısı, benzer. speak one's piece kendi fikrini belirtmek.
 
Çeviri piece
f. parça eklemek, parça vurmak, yamamak, parçalarını bir araya getirerek tamir etmek; birleşmek. piece on eklemek, ilâve etmek piece. out parça ilâve ederek tamamlamak. piece together parçaları bir araya getirmek.
 
Çeviri piecemeal
z., s. parça parça, yavaş yavaş; s. parçalardan yapılmış.
 
Çeviri piecework
i. parça başı iş.
 
Çeviri pied
s. benekli, alaca. Pied Piper Fareli Köyün Kavalcısı. pied wagtail ak kuyruksallayan, zool. Motacilla alba.
 
Çeviri piedmont
s., coğr. dağ eteğindeki.
 
Çeviri pier
i. iskele, rıhtım; kemer veya köprü payandası; iki pencere veya kapı arasında bulunan duvar.
 
Çeviri pierce
f. delmek, içine işlemek, delip geçmek, delik açmak; nüfuz etmek; sırrını anlamak, içyüzüne vâkıf olmak; etkilemek, tesir etmek; bıçaklamak.
 
Çeviri pierian
s. Müzlerin oturduğu farzedilen Pieria ülkesine ait; şiir veya edebiyatla ilgili.
 
Çeviri pietism
i. dindarlık, kuvvetli inanç; softalık, aşırı dindarlık. pietist i. aşırı dindar kimse, softa. piestis'tic(al) s. dindarca, sofuca.
 
Çeviri piety
i. Allaha karşı hürmet; kendini Allaha adama; dindarlık; takva; ana babaya hurmet; dindarca davranış.
 
Çeviri piezo-
(önek) basınç.
 
Çeviri piezoelectricity
i. pizoelektrik.
 
Çeviri piezometer
i. basıölçer.
 
Çeviri piffle
f., i., k.dili saçmalamak, boş laf etmek; i. saçma söz, herze .
 
Çeviri pig
i., f. (-ged,- ging) domuz; domuz yavrusu; domuz eti; domuz gibi adam; mad. pik, pik demiri; A.B.D., (argo) polis memuru; A.B.D.,( argo) düşük kadın; f. yavrulamak (domuz). pig iron pik demiri. pig it domuz gibi yaşamak. pig Latin uydurma bir dil (birinci ses kelimenin sonuna getirilir ve ay ilâve edilir: igpay atinlay). buy a pig in a poke malı görmeden satın almak; körükörüne alışveriş etmek. guinea pig bak. guinea roast pig domuz kızartması.
 
Çeviri pigeon
i. güvercin, zool. Columbidae; kumru; (argo) kolay aldanan kimse. carrier pigeon, homing pigeon posta güvercini. clay pigeon kurşun hedefi olarak makina ile fırlatılan tabak.
 
Çeviri pigeonbreasted
s. göğüs tahtası dar ve çıkıntılı olan.
 
Çeviri pigeonhearted
s. korkak, ödlek.
 
Çeviri pigeonhole
i., f. güvercin yuvası: yazı masasında kâğıt gözü; f. yazı masasının kâğıt gözüne yerleştirmek; tasnif etmek, sıralamak; bir yana atmak, hasıraltı etmek.
 
Çeviri pigeonlivered
s. korkak.
 
Çeviri pigeontoed
s. ayak parmakları veya ayakları içe dönük.
 
Çeviri piggery
i. domuz ahırı, domuz ağılı .
 
Çeviri piggin
i. çamçak, tahta maşrapa.
 
Çeviri piggish
s. domuz gibi; obur; pis; bencil. piggishly z. domuzcasına, domuz gibi. piggishness i. domuz gibi oluş; domuzluk etme.
 
Çeviri piggy
i. küçuk domuz; obur kimse; haris kimse. piggy bank domuz şeklinde kumbara.
 
Çeviri piggyback
z. sırtta.
 
Çeviri piggybacking
i., A.B.D. açık yük vagonuyle yüklü kamyon nakletme.
 
Çeviri pigheaded
s. inatçı, ters.
 
Çeviri pigment
i. renk maddesi, boya maddesi; toz boya; biyol. hayvan veya bitki dokularına renk veren madde, pigman. pig mentary s. renk maddesine ait; pigmanlı. pigmenta'tion i. boyadan meydana gelen renklilik; biyol. hücrelerin renkli madde hâsıl etmesi. Pigmy
 
Çeviri pigmy
bak. pygmy.
 
Çeviri pigmy
bak. Pygmy.
 
Çeviri pignut
i. Amerika'ya mahsus bir çeşit ufak ceviz; bir çeşit yer fıstığı.
 
Çeviri pigpen
i. domuz ağılı.
 
Çeviri pigskin
i. domuz derisi; A.B.D., k.dili Amerikan futbol topu.
 
Çeviri pigsty
i .domuz ağılı; domuz ağılına benzer pis ev .
 
Çeviri pigtail
i. başın arkasından sarkan saç örgüsü.
 
Çeviri pigweed
i. kazayağı, bot. Cheno podium.
 
Çeviri pika
i. ıslıklı tavşan, zool. Ochotonus.
 
Çeviri pike
i. turnabalığı, zool. Esox lucius.
 
Çeviri pike
i., f. kargı, mızrak; kazma; sivri uç; ana yol, asfalt; paralı ana yol; f. kargı ile delmek veya öldürmek.
 
Çeviri pikeman
i. kargılı asker.
 
Çeviri piker
i., A.B.D.,( argo) ihtiyatla oynayan kumarbaz; herhangi bir işte ucuza kaçan kimse.
 
Çeviri pikestaff
i. tahta kargı sapı; ucu demirli baston. plain as a pikestaff apaçık, meydanda, aşikâr.
 
Çeviri pilaf
i. pilav.
 
Çeviri pilar
s. saçlı, saçlara ait.
 
Çeviri pilaster
i., mim. gömme ayak, plastro; duvara yapışık sütun. pilastered s. böyle sütunları olan.
 
Çeviri pilchard
i. sardalya.
 
Çeviri pile
i., f. temel veya iskele yapımında kullanılan büyük kazık; f. kazık kakmak; kazıklara dayamak. pile driver kazık varyosu, şahmerdan.
 
Çeviri pile
i. tüy; kuş tüyü; hav.
 
Çeviri pile
i., f. yığın, küme; k.dili büyük meblağ; çok büyük bina; ölü yakmaya mahsus odun yığını; fiz. atom reaktörü: (argo) servet, dünyalık; f. yığmak, kümelemek. pile in dolu,smak pile off, pile out inmek, hep birlikte inmek. pile on üşüşmek; tepeleme doldurmak. pile up yığmak, biriktirmek; yığılmak, birikmek; k.dili kazada çarpıp ezmek.
 
Çeviri pileated
s., bot., zool. tepeli.
 
Çeviri piles
i., çoğ., tıb. basur memesi, hemoroid
 
Çeviri pileum
i. (çoğ. -lea) biyol. kuş başının üst kısmı.
 
Çeviri pileus
i. (çoğ.-lei) bot. mantarın şemsiye şeklindeki başı.
 
Çeviri pilewort
i. basurotu, bot. Ranun culus ficaria .great pilewort sıracaotu, bot. Scrophularia.
 
Çeviri pilfer
f. çalmak, aşırmak, slang yürütmek. pilferage i. çalma; çalınan şeyler.
 
Çeviri pilgrim
i. hacı, kutsal bir yeri ziyaret eden kimse; yolcu, seyyah; b.h., çoğ. 1620 yılında Mayflower gemisi ile Amerika'ya göç eden ingilizler. pilgrimage i. hac; kutsal bir yeri ziyaret; uzun ve çetin bir yolculuk .
 
Çeviri piliferous
s. tüylü, havlı.
 
Çeviri piling
i. temel kazıkları; kazık çakma.
 
Çeviri pill
i., f. hap; hazım ve tahammülü güç bir şey;( argo) çekilmez kimse. the pill doğum kontrol hapı. a bitter pill yenilir yutulur olmayan bir şey, kabulü güç iş.
 
Çeviri pillage
i., f. yağma, çapulculuk, talan; çapul malı, ganimet; f. talan etmek, yağma etmek, soymak, ganimet olarak almak.
 
Çeviri pillar
i., f. direk, sütun; dikme, dik meye benzer şey; f. sütunlarla tutmak veya süslemek .pillar box ing posta kutusu. Pillars of Hercules Cebelitarık boğazının iki tarafındaki yüksek kayalıklar. a pillar of society topluma dayanak olan kimse, nüfuzlu kimse .from pillar to post bir güçlükten diğer bir güçlüğe; kapı kapı (dolaşma).
 
Çeviri pillbox
i. hap kutusu; ask. küçük istihkam.
 
Çeviri pillion
i. at binicisinin arkasında ikinci bir biniciye mahsus yastık; motosikletlerde buna benzer yer.
 
Çeviri pillory
i., f. eskiden kullanılan ve boyun ve kolları geçirmeye mahsus delikleri olan suçluları teşhir aleti; f. bu alete bağlayarak teşhir etmek; teşhir etmek, elale min maskarası etmek.
 
Çeviri pillow
i., f. yastık; yastık gibi herhangi bir şey; den. cıvadra ıskaçası; f. yastığa yatırmak; altına yastık koymak. pillow block mak. şaft kovanı. pillow lace kopanaki. pillowy s. yastık gibi.
 
Çeviri pillowcase
i. yastık yüzü.
 
Çeviri pilose ,pilous, pileous
s. kıllı, tüylü. pilosity i. tüylülük.
 
Çeviri pilot
i., f., den. kılavuz: dümenci; pilot; rehber; A.B.D. lokomotif mahmuzu; f. kılavuzluk etmek, rehber olmak, yol göstermek; (uçak) kullanmak. pilot engine kılavuz lokomotif. pilot fish Malta palamudu, zool. Naucrates ductor. pilot light şofbende devamlı olarak yanan kuçük alev; kontrol lambası. drop the pilot kılavuzu salıvermek. pilotage i. kılavuzluk; kılavuz ücreti.
 
Çeviri pilothouse
i. kaptan köşkü.
 
Çeviri pilous
bak. pilose.
 
Çeviri pilule
i. hap, ufak hap.
 
Çeviri pimento
i. yenibahar, bot. Pimenta officinalis; tatlı taze kırmızı biber, bot. Capsicum annuum.
 
Çeviri pimp
i., f. pezevenk, muhabbet tellâlı kadın simsarı; f. pezevenklik etmek.
 
Çeviri pimpernel
i. farekulağı, bot. Anagallis
 
Çeviri pimple
i., tıb. sivilce pimpled, pimply s sivilceli.
 
Çeviri pin
i., f. (-ned, -ning) toplu iğne; askı çivisi; mil; broş, iğne; kuka, lobut; kenetleyici veya bağlayıcı şey; oklava; değersiz şey; çoğ, k.dili bacaklar; müz. telli çalgılarda akort anahtarı; f. toplu iğne ile tutturmak; iliştirmek, tutturmak, tespit etmek; elini kolunu bağlamak, hareket serbestisini sınırlamak; kapmak; A.B.D., (argo) nişanlanmaya söz vermek. pin down mecbur etmek; teferruatmı araştırmak. pin money harçlık; bir erkeğin karısına verdiği cep harçlığı. pin on mesul tutmak, pin one's faith on birisine veya bir şeye çok güvenmek. pin up yere düşmesin diye toplu iğne ile tutturmak. belaying pin den. armadura çeliği. pins and needles karıncalanma, uyuşma. on pins and needles huzursuz, endişeli, diken üstünde.
 
Çeviri pina
i., İsp. ananas; ananas şurubu. pina cloth ananas yaprağının liflerinden dokunan ince kumaş.
 
Çeviri pinaceous
s., bot. çamgillere ait.
 
Çeviri pinafore
i. çocuk önlüğü, göğüslük.
 
Çeviri pinaster
i., bot. bir cins fıstık çamı.
 
Çeviri pinball
i. bir çeşit kumar otomatı.
 
Çeviri pincenez
i., Fr. kıskaç gözlük, kelebek gözlük.
 
Çeviri pincers
i., çoğ. kerpeten; zool. kıskaç; ask. kıskaç hareketi.
 
Çeviri pinch
f. çimdiklemek, kıstırmak; sıkıştırıp acıtmak, ıstırap vermek, ağrı vermek, acıtmak; açlık veya ıstırap ile zayıflatmak; (argo) çalmak, aşırmak;( argo) tutuklamak, ele geçirmek; den. rüzgâra karşı gitmek; vurmak, sıkmak; cimrilik etmek.
 
Çeviri pinch
i. çimdik; tutam; kısma, kısııma; sıkıntı, ihtiyaç, zaruret, darlık; (argo) hırsızlık; (argo) tevkif. a pinch of salt bir tutam tuz. in veya at a pinch ihtiyaç karşısında, icabında. take it with a pinch of salt ihti yatla dinlemek.
 
Çeviri pinchbeck
i., s. altın taklidi olarak kullanılan bakır ve çinko alaşımı; taklit şey; s. taklit, adi.
 
Çeviri pinchcock
i. lastik boruya sıkıştırılarak sıvının akmasına engel olan kıskaç, pens.
 
Çeviri pinchers
i. kıskaç çoğ. kerpeten; zool. kıskaç.
 
Çeviri pinchhit
f., (beysbol) sırası olan oyuncu yerine vuruş yapmak; başkasının görevini yapmak. pinchhitter i. acil durumda başkasının görevini yapan kimse.
 
Çeviri pincushion
i. iğnedenlik, iğne yastığı.
 
Çeviri pine
i. çam, bot. Pinus; çam ağacı; fıstık çamı, bot. Pinus pinea pine barren çamlık kumsal. pine cone çam kozalağı. pine needle çam iğnesi. pine tar çam katranı. Aleppo pine Halep çamı, bot. Pinus halepensis. ground pine bak. ground Scotch pine sarıçam, bot. Pinus sylvestris. stone pine fıstık çamı, bot. Pinus pinea wild pine katran çamı, bot. Pinus rigida.
 
Çeviri pine
f.,( away ile) üzülmek, bitkin bir hale gelmek, zayıflamak, bitmek; (for ile) özlemek; hasret çekmek.
 
Çeviri pineal
s. kozalaksı. pineal gland anat. beyin epifizi.
 
Çeviri pineapple
i. ananas, bot. Ananas comosus.
 
Çeviri pinfeather
i. yeni yeni biten kuş tüyü.
 
Çeviri ping
i. kurşunun havada çıkardığı ses, buna benzer herhangi bir ses.
 
Çeviri pingpong
i. pingpong, masa tenisi.
 
Çeviri pinguid
s. yağlı, kaygan.
 
Çeviri pinhead
i. topluigne başı; ufak ve önemsiz şey; (argo) aptal kimse.
 
Çeviri pinhole
i. iğne ile açılmış delik, ufak delik.
 
Çeviri pinion
i., f., zool. kanat; iri kanat tüyü; kanat tüyleri; kanadın kuşun gövdesinden en uzak olan mafsalı; f. kuşun uçmasını engellemek için kanadının ucunu kesmek; bir kimsenin elini kolunu bağlamak; bağlamak.
 
Çeviri pinion
i., mak. büyük dişli çarka uyan küçük dişli çark .
 
Çeviri pink
i., s. pembe renk; karanfil, bot. Dianthus; en üst derece; İng. tilki avcılarının giydikleri kırmızı ceket; İng. tilki avcısı; k.dili, aşağ. solcu; s. pembe in the pink of condition sıhhatça en iyi durumda. pink tea A.B.D., k.dili kabul günü. pinkish s. pembemsi, pembemtırak. pinkness i. pembelik.
 
Çeviri pink
f. bıçaklamak; ufak delikler açmak; kenarını kertikli kesmek; İng. süslemek, tezyin etmek. pinking shears surfle makası.
 
Çeviri pinkeye
i., tıb.bulaşıcı.
 
Çeviri pinkie , pinky
i., A.B.D., k.dili serçe parmağı.
 
Çeviri pinko
i., A.B.D., (argo), aşağ solcu.
 
Çeviri pinna
i., bot. bileşik yaprağın bir yapracığı, yapracık; kulak kepçesi; zool. kanat, balık kanadı; pines, zool. Pinna nobilis.
 
Çeviri pinnace
i., den. büyük filika .
 
Çeviri pinnacle
i., f., mim. bina ve duvar üzerine süs için yapılan sivri tepeli kule; doruk, tepe, zirve; en yüksek nokta veya devir; f. sivri tepeli kule yapmak; en yüksek noktaya ulaştırmak.
 
Çeviri pinnate , pinnated
s., bot. sapının iki tarafında tüy gibi yaprakları olan, tüysü.
 
Çeviri pinnatifid
s., bot. yarıkları orta damara yakın gelen (yaprak).
 
Çeviri pinnule
i., bot. bileşik yaprakların tekrar tekrar bölünmesinden meydana gelen yapracık; zool. küçük kanat gibi organ veya kısım.
 
Çeviri pinon
i. A.B.D.'de yetişen bodur ve meyvaları yenir çam ağacı, bot. Pinus edulis; fıstık çamı, bot. Pinus pinea.
 
Çeviri pinpoint
i., f. iğne ucu; ufakşey; f. kesin olarak yerini belirtmek.
 
Çeviri pinprick
i. iğne batması; sinirlendirici ufak şey .
 
Çeviri pint
i. yarım litrelik sıvı olçü birimi, bir galonun sekizde biri, A.B.D. 0,473 litre, İng. 0,550 litre .
 
Çeviri pintail
i. kılkuyruk, zool. Anas acuta.
 
Çeviri pintle
i. mil, eksen; dümenin erkek iğneciği.
 
Çeviri pinto
i., A.B.D. benekli ufak cins at; bir cins benekli fasulye.
 
Çeviri pinup
s., i. duvara asılabilen; A.B.D., (argo) cazibeli; i. duvara asılan seksi kadın resmi.
 
Çeviri pinwheel
i. çarkıfelek; fırıldak.
 
Çeviri pinworm
i. küçük bir çeşit bağırsak solucanı, sivrikuyruk, askarit.
 
Çeviri piny
s. çamlık; çam kokulu.
 
Çeviri pioneer
i., f. yol açmak için önden giden kimse, öncü; ask. istihkâm taburunda er; f. yol açmak, öncülük etmek; akıncı ruhu ile işe girişmek.
 
Çeviri pious
s. Allaha saygı gösteren; dindar, takva ehli; dindarlık perdesi altında yapılmış. piously z. takva ile, dindarca piousness i. takva, dindarlık.
 
Çeviri pip
i. elma ve portakal gibi meyvaların çekirdeği;( argo) olağanüstü şey; harika kimse.
 
Çeviri pip
f. (-ped, -ping) yumurtadan çıkmak için kabuğunu delmek; civciv gibi ''cik cik diye ses çıkarmak.
 
Çeviri pip
f. (-ped, -ping) İng.,( argo) yenmek; sınavda kalmak; hafifçe değip geçmek, sıyırmak (kurşun); öldürmek; ölmek pip out ölmek, son nefesini teslim etmek.
 
Çeviri pip
i. zar veya domino üzerindeki nokta; radyoda saati bildiren hafif vuruşlardan biri; bir salkım çiçeğin tomurcuklarından her biri; bazı çiçeklerin kökü; teğmenlere takılan yıldız işareti.
 
Çeviri pip
i., bayt. tavuklarda görülen dilaltı hastalığı, kurbağacık.
 
Çeviri pipe
i. boru; kaval, düdük; org borusu; pipo, çubuk; bir çubukluk tütün; den. silistre, silistre ile verilen kumanda; nefes borusu; 550 litrelik şarap fıçısı; çoğ., müz. gayda pipe clay lüleci çamuru, kil. pipe dream boş emel, hülya pipe organ borulu org. pipe stem pipo sapı. Put that in your pipe and smoke it (argo) ister inan ister inanma iş böyle .
 
Çeviri pipe
f. düdük çalmak; düdük çalarak kumanda vermek; borularla teçhiz etmek; elbiseyi şeritle süslemek; den. silistre ile çağırmak .pipe down! (argo) sus kes se- sini. I pipe up k.dili söz söylemek.
 
Çeviri pipefish
i. yılan iğnesi. zool. Syng nathus ophidion.
 
Çeviri pipefitting
i. boru donanımı.
 
Çeviri pipeline
i. petrolü uzun mesafelerden nakleden boru, petrol hattı; gizli bilgi iletme vasıtası.
 
Çeviri piper
i. gayda çalan kimse; kavalcı; güvercin yavrusu; soluğan. at Pay the piper and call the tune parayı veren dudüğü çalar.
 
Çeviri pipette
i. pipet.
 
Çeviri piping
s., i. kaval çalan; ıslık çalan (rüzgâr), düdük gibi ses çıkaran, tiz, kulak tırmalayıcı; i. kaval çalma; kaval ile çalınan hava; borular; şerit, harç, sutaşı; pasta üze- rine krema ile yapılan şerit şeklinde süs; kulak tırmalayıcı ses. piping hot çok sıcak; buram buram .
 
Çeviri pipit
i. incirkuşu, zool. Anthus red throated pipit kızıl gerdanlı incirkuşu, zool. Anthus cervinus. tawny pipit kır incirkuşu, zool. Anthus campestris.
 
Çeviri pipkin
i. küçük toprak kap güveç; çamçak.
 
Çeviri pippin
i. lezzetli birkaç çesit elma; çekirdek; (argo) harika kimse veya şey.
 
Çeviri pipsqueak
i. kısa boylu insan; değersiz kimse.
 
Çeviri piquant
s. mayhoş; etkileyici, cazip, tesirli, merak uyandırıcı. piquancy i. cazibe; mayhoşluk.
 
Çeviri pique
i. pike (kumaş).
 
Çeviri pique
i., f. incinme, kırılma, darılma; f. hatırını kırmak, incitmek, darıltmak; tahrik etmek, kışkırtmak. pique oneself övünmek, kendini bir şey zannetmek.
 
Çeviri piquet
i., Fr. bir çeşit kâğıt oyunu, piket.
 
Çeviri piraeus
i. Pire limanı.
 
Çeviri piranha
i. piraya, zool. Pygocen trus pırava.
 
Çeviri pirate
i., f. korsan; korsan gemisi; f. korsanlık etmek; başkasının eserini izin almadan yayımlamak. piracy i. korsanlık; izinsiz olarak yayımlama, intikal.
 
Çeviri pirogue
i. ağaç kütüğünden oyulmuş kayık.
 
Çeviri pirouette
i., f. tek ayak üzerinde veya parmak uçlarında dönüş yapma; f. ayak parmakları üzerinde dönüş yapmak.
 
Çeviri piscary
i., huk. başkasının karasularında balık tutma hakkı; balık avlama yeri.
 
Çeviri piscatorial , piscatory
s. balıklara veya balıkçılığa ait; balıkçılıkla geçinen.
 
Çeviri pisces
i., çoğ., astrol. Balık burcu; zool. balıklar.
 
Çeviri pisciculture
i. balık uretimi.
 
Çeviri piscine
s. balık gibi; balığa ait.
 
Çeviri piscivorous
s., zool. balık yiyen, balıkla beslenen.
 
Çeviri pish
( ünlem ) Öf ! Püf ! (iğrenme belirtir).
 
Çeviri pisidia
i. Burdur yöresinin eski ismi.
 
Çeviri pisiform
s. bezelye şeklindeki.
 
Çeviri pismire
i., (eski), leh karınca.
 
Çeviri piss
f., i., kaba su dökmek, işemek; i. idrar, çiş, sidik. pissed off kaba kızgın.
 
Çeviri pistachio
i. şamfıstığı, Antep fıstığı; şamfıstığı ağacı; şam- fıstığı yeşili.
 
Çeviri pistil
i., bot. pistil, dişi organ, boyuncuk ve stigmadan ibaret dişi çiçek organı. pistillate s., bot. dişi organı olan.
 
Çeviri pistol
i., f. (-led,-ling) pistol, tabanca, revolver, piştov; f. tabanca ile vurmak. pistol grip tüfeklerde tabanca kabzasına benzer yer. pistol shot tabanca ateşi; ta- banca menzili. pistolwhip f. tabanca namlusu ile vurmak.
 
Çeviri piston
i., mak. piston; müz. nefesli çalgılarda piston. piston crown mak. piston başı. piston ring piston yayı. piston rod piston kolu.
 
Çeviri pit
f. (-ted, -ting) çukura yerleştirmek; çukurlaştırmak; ufak çukurlarla doldurmak; dövüş meydanına çıkarmak (horoz); bir birine karşı kışkırtmak; çekirdeklerini çıkarmak; tıb. geçici olarak çukurlaşmak. pit one against another birbiriyle mücadeleye sokmak, kapıştırmak .
 
Çeviri pit
i. şeftali gibi etli meyvaların çekirdeği.
 
Çeviri pit
i. çukur; hendek şeklinde tuzak; cehennem; horoz dövüştürülen yer; anat. koltuk altı gibi çukur yer, koltuk altı; çiçek bozuğu gibi ciltte kalan küçük çukur; düz bir satıh üzerindeki girinti veya çukur; İng. tiyatroda parter ile orkestra arasındaki yerler; A.B.D. borsada bölüm. pit viper çıngıraklıyılan. clay- pit kil yatağı. gravel pit çakıltaşı yatağı.
 
Çeviri pitapat , pittypat pat
z., i., f. birbirini takip eden vuruşlarla; i. hafif hafif çarpma; f. hafif hafif çarpmak.
 
Çeviri pitch
i., f. zift, kara sakız; bazı ağaçlardan çıkan çamsakızına benzer bir madde; f. ziftlemek, ziftle kaplamak. pitch pine çıra; çıralı çam as black as pitch simsiyah, zift gibi.
 
Çeviri pitch
f. atmak, flrlatmak; kurmak (çadır); müz. tam perdesini vermek; düşmek, birdenbire düşmek; den. baş kıç vurmak (gemi); ( beysbol) atıcı vazifesini görmek; karar vermek; sendelemek; aşağıya meyletmek. pitch in k.dili beraber çalışmak; girişmek. pitch into üstüne saldırmak, atılmak. pitch on rasgele seçmek. pitch woo (argo) sevişmek. pitched battle meydan savaşı.
 
Çeviri pitch
i. alçalma veya yükselme açısı; en üst veya alt derece; (vida) adım; atım, atış; atılan şey; den. geminin baş kıç vurması; meyil, eğim; müz. perde; işportacının tezgâh yeri; A.B.D., k.dili satış taktiği. pitch accent dilb. ses tonu ile vurgulama. pitch pipe müz. ses perdesini gösteren düdük, akort düdüğü. absolute pitch müz. bir sesi tam istenilen perdede söyleme veya kulaktan anlama kabiliyeti. sales pitch malı methederek yapılan satış reklâmı standard. pitch müz., A.B.D. A perdesi için saniyede 440 çevirim .
 
Çeviri pitchandtoss
i. yazı tura atma oyunu.
 
Çeviri pitchblack
s. simsiyah.
 
Çeviri pitchblende
i. uranyum ve radyumlu maden cevheri.
 
Çeviri pitchdark
s. zifiri karanlık.
 
Çeviri pitcher
i., A.B.D. testi, surahi, ibrik; maşrapa; bot. ibrik şeklinde yaprak. pitcher plant bot. yaprakları ibrik şeklinde olan bitki. Little pitchers have big ears. Ço- cukların kulağı delik olur.
 
Çeviri pitcher
i., (beysbol) topu atan oyuncu; bir cins golf sopası. pitcher's mound (beysbol) atıcının durduğu tümsek yer.
 
Çeviri pitchfork
i., f. saman tırmğı; f. saman tırmığı ile savurmak.
 
Çeviri pitchman
i.,( argo) seyyar satıcı, işportacı.
 
Çeviri pitchstone
i. gevrek ve camsı volkanik kaya.
 
Çeviri pitchy
s. zift gibi; karanlık, kasvetli, kara. pitchiness i. ziftli oluş; karanlık.
 
Çeviri piteous
s. merhamet uyandıran, acınacak halde olan, hazin.
 
Çeviri pitfall
i. gizli tehlike veya güçlük; tuzak.
 
Çeviri pith
i., f. yumuşak ve süngerimsi doku; bot. birtakım ağaçlarda gövde veya dalın içindeki yumuşak öz; zool. kuş tüyünün yumuşak özü; kemik iliği; öz, cevher kuvvet, ruh; f. hayvanı omuriliğini kesmek suretiyle öldürmek; omuriliği veya beyni tahrip etmek; bitkinin sapından yumuşak özü çıkarmak. pith helmet mantara benzer maddeden yapılmış güneş şapkası, kolonyel şapka.
 
Çeviri pithecanthropus
i. evrim teorisinde insanla maymun arasında olduğu farzolunan insan.
 
Çeviri pithy
s. özlü, özü çok; kuvvetli, etkileyici, tesirli, az ve öz. pithily z. kuvvetle, etkileyici olarak. pithiness i. kuvvet, etkileyici oluş, tesir.
 
Çeviri pitiable
s. acınacak halde olan, merhamet uyandıran, acıklı. pitiably z. acınacak halde.
 
Çeviri pitiful
s. merhamet uyandıran, acınacak halde olan; değersiz, aşağılık. pitifully z. merhamet uyandırarak. pitifulness i. acınacak hal.
 
Çeviri pitiless
s. merhametsiz, taş yürekli, kalpsiz. pitilessly z. merhametsizce. pitilessness i. merhametsizlik.
 
Çeviri pitman
i. maden ocağı işçisi; krank mili.
 
Çeviri piton
i. dağcılıkta kullanılan madeni mıh, piton.
 
Çeviri pittance
i. az miktarda gelir.
 
Çeviri pitterpatter
i. hızlı ve hafif patırtı.
 
Çeviri pituitary
s. tıb. balgam salgılayan; biyol. sümüksü. pituitary gland, pituitary body hipofiz guddesi. pituitous s. balgama ait.
 
Çeviri pity
i., f. acıma merhamet, şefkat; acınacak şey; f. acımak, merhamet etmek. feelpity for acımak. for pity's sake Allah aşkına out of pity merhameten, acıyarak. take pity on merhamete gelmek. What a pity! Ne yazık! Vah vah!
 
Çeviri pivot
i., f. mil, eksen, mihver; f. mil üzerine yerleştirmek; mil veya eksen üzerinde dönmek. pivotal s. mil kabilinden, mile ait; asıl, esas.
 
Çeviri pix
i., çoğ., A.B.D., (argo) sinema; resimler.
 
Çeviri pixilated
s., k.dili kaçık, çatlak, delidolu; (argo) sarhoş.
 
Çeviri pixy , pixie
i. peri.
 
Çeviri pizza
i. pizza.
 
Çeviri pizzicato
i.,s., z., müz. tellerin parmak çekişleriyle seslendirilmesi, pizzikato; s. pizzikato usulünde çalınan; z. pizzikato usulünde
 
Toplam 253 sonuç listeleniyor
Copyright © Dogrusozluk.com