Sözlük
Sponsor Bağlantılar
Çevir

EN 'Re' sonuçları
Çeviri re
(kıs.) Reformed Episcopal, Right Ex cellent, Royal Engineers.
 

3D Oyunlar
Türkiye'nin en güzel ve ilk 3d oyun sitesi - 3doyunlar.net

 
Çeviri re
edat dair, hakkında, e ait, meselesinde.
 
Çeviri re
önek geri, geriye doğru: recall retrace; tekrar, yeniden: readdress, rearm. restate.
 
Çeviri re
(i.), (müz.) gamda ikinci nota, re.
 
Çeviri re-lay
f. (relaid) yeniden sermek veya döşemek.
 
Çeviri reabsorb
(f.) tekrar emmek veya içine çekmek.
 
Çeviri reach
(f.) uzatmak; elini uzatıp almak veya alarak vermek; uzanmak, erişmek; yetişmek, varmak, ulaşmak, vâsıl olmak; gelmek; (den.) rüzgâr yönünde seyretmek. reach ahead ileriye uzanmak. reach down elini aşağıya uzatmak. reach for almak üzere uzanmak.
 
Çeviri reach
(i.) uzatma; uzanma, yetişme; erişme; erim, menzil; etki alanı, alan, görüş sahası; düz uzam; (den.) volta seyrinde zikzaklardan biri. beyond reach, out of reach erişilmez, yetişilmez. within reach erişilebilir.
 
Çeviri react
(f.) tepki göstermek, tepkimek; tersine hareket etmek; (fiz.) tepmek, geri vurmak; (kim.) reaksiyona girmek.
 
Çeviri reaction
(i.) tepki; karşı koyma, tepkime; mukabele, karşılık, aksi tesir; irtica; (biyol.) tepke; (psik.) tepki; (kim.) reaksiyon; (tıb.) ilâcın hasta üzerinde aksi tesiri, reaksiyon. reactionary (s.), (i.) gerici, mürteci (kimse). reactionist (i.) gerici kimse.
 
Çeviri reactivate
(f.) tekrar yürürlüğe koymak, tekrar çalıştırmak.
 
Çeviri reactive
(s.) tepkisel; aksi tesir yaratan.
 
Çeviri reactivity
(i.) tepki gösterme; (kim.) reaksiyona girme kabiliyeti.
 
Çeviri read
(s.) okumuş, bilgili. well read çok okumuş, çok bilgili.
 
Çeviri read
(f.) (read) (red) (i.) okumak, kıraat etmek; anlamak, yorumlamak, tefsir etmek; çıkarmak, mana vermek; göstermek, kaydetmek; (metinde) yazılı olmak; okuyup öğrenmek; okunmak; (i.), (k.dili) okuma; okuma süresi. read between the lines kapalı anlamını keşfetmek. read out üyeliğini kaldırmak. read over baştan başa okumak; tekrar okumak. read (someone) to sleep kitap okuyarak uyutmak.
 
Çeviri readable
(s.) okunaklı; okumaya değer, ilginç. readabil'ity (i.) okunaklılık; okumaya değer olma.
 
Çeviri reader
(i.) okuyucu, okur; yayımlanacak eserleri eleştiren kimse; düzeltmen; okuma kitabı; (İng.) okutman.
 
Çeviri reading
(i.), (s.) okuma; okunma; okunuş; edebi araştırma, çalışma; mana; okunacak metin; göstergenin kaydettiği öIçüm; metin; yorum; (s.) okumaya elverişli. reading desk kitap sehpası; kürsü. reading lamp masa lambası. reading room okuma salonu.
 
Çeviri readjust
(f.) tekrar düzeltmek, yeniden düzenlemek, yeniden ayarlamak; yeniden alışmak.
 
Çeviri readjustment
(i.) yeni şartlara alışma; alıştırma; yeniden düzenleme.
 
Çeviri readmit
(f.) tekrar (üyeliğe, öğrenciliğe) kabul etmek.
 
Çeviri ready
(s.), (i.), (f.) hazır, anık, amade; yetenekli, istekli; çabuk kavrayan; (i.) hazır olma; gezleme durumu; (f.) hazırlamak. ready money hazır para, nakit. a ready pen iyi yazı yazma kabiliyeti. make ready for (bir şey için) hazırlamak. readily (z.) seve seve, gönüllü olarak. readiness (i.) hazır olma; anıklık; gönüllülük.
 
Çeviri readymade
(s.) hazır.
 
Çeviri readymix
(s.), ABD sulandırılarak kullanılmaya hazır.
 
Çeviri readytowear
(i.), (s.) konfeksiyon.
 
Çeviri reaffirm
(f.) tekrar teyit etmek, tekrar doğrulamak.
 
Çeviri reagent
(i.), (kim.) miyar, belirteç.
 
Çeviri real
(i.) eski İspanyol parası.
 
Çeviri real
(s.), (z.) gerçek, hakiki; asıl; samimi; (huk.) gayri menkule ilişkin; (z.) gerçekten çok. real estate (huk.) gayri menkul mal, mülk. real image gerçek gürüntü. real number (mat.) gerçek sayı. real property (huk.) mülk. the real thing esaslı şey, â1a şey, fevkalade şey. real wages satınalma gücüne güre hesaplanmış maaş. realness (i.) gerçeklik, hakikilik.
 
Çeviri realgar
(i.), (min.) kırmızı zırnık.
 
Çeviri realism
(i.) gerçekçilik, realizm.
 
Çeviri realist
(i.) gerçekçi kimse, realist.
 
Çeviri realistic
(s.) gerçekçi, gerçeğe uygun. realistically (z.) gerçeğe uygun olarak.
 
Çeviri reality
(i.) hakikat, gerçeklik; gerçek, realite.
 
Çeviri realization
(i.) fark etme; fark edilme; tahakkuk, gerçekleşme; gerçekleştirme; kavrama, idrak, tasavvur; paraya çevirme.
 
Çeviri realize, (ıng.) ise
(f.) anlamak, tasavvur etmek; idrak etmek; gerçekleştirmek; tahakkuk ettirmek; para getirmek; paraya çevirmek. realizable (s.) gerçekleştirilebilir.
 
Çeviri reallife
(s.), ABD, (k.dili) gerçek hayata dayanan.
 
Çeviri really
(z.) gerçekten.
 
Çeviri realm
(i.) üIke; krallık; memleket; diyar; (zool.) bölge. the realm of fancy hayal âlemi.
 
Çeviri realpolitik
(i.), (Al.) kuvvete dayanan politika.
 
Çeviri realtor
(i.), ABD, (tic.) (mark.) emlâkçi.
 
Çeviri realty
(i.), ABD, (huk.) gayri menkul mal.
 
Çeviri ream
(f.) (delik) genişletmek; (den.) kalafat için aralık yerlerini temizlemek. reamer (i.) bıcırgan, rayma; limon sıkacağı, limonluk.
 
Çeviri ream
(i.) 480 veya 500 tabakalık kağıt topu; (çoğ.), (k.dili) çok miktar.
 
Çeviri reanimate
(f.) yeniden canlandırmak.
 
Çeviri reap
(f.) biçmek, orak ile biçmek, hasat etmek; mahsul toplamak; semeresini almak. reaping hook orak. reaping machine orak makinası, biçerdöğer.
 
Çeviri reaper
(i.) orakçı, biçici; biçerdöğer.
 
Çeviri rear
(i.), (s.) geri, arka; (ask.) artçı, dümdar; (s.) arkadaki, en geri. rear admiral (den.) tuğamiral rear guard dümdar kolu, artçı. rear line en geri asker safı. rearmost (s.) en geri, en sonraki. rear sight (tüfekte) arpacık. rear view mirror (arabada) dikiz aynası. rearward (z.), (s.) geriye doğru; (s.) arkadaki.
 
Çeviri rear
(f.) kaldırmak, yükseltmek, dikmek; inşa etmek, bina etmek; yetiştirmek, besleyip büyütmek; yükselmek. rear up şahlanmak.
 
Çeviri rearm
(f.) yeniden silahlandırmak; modern silahlarla donatmak veya donanmak. rearmament (i.) yeniden silâhlandırma; silahları modernleştirme.
 
Çeviri rearrange
(f.) yeniden düzenlemek, yeniden tanzim etmek. rearrangement (i.) yeni düzen.
 
Çeviri reason
(i.) sebep, neden, illet; delil, tanıt; akıl, fikir, idrak, anlayış, aklıselim; mantık; hak, insaf, adalet. bring to reason aklını başına getirmek. by reason of nedeniyle, sebebiyle. in all reason mantıki olarak, hakkıyle düşünülürse. It stands to reason. Galiba öyledir. with reason haklı olarak.
 
Çeviri reason
(f.) usa vurmak, uslamlamak, muhakeme etmek; sonuç çıkarmak, anlamak; münakaşa etmek, müzakere etmek. reason out sonucunu bulmak. reason with ikna etmek, inandırmak.
 
Çeviri reasonable
(s.) makul, mantıklı, akla uygun; uygun. reasonableness (i.) uygunluk. reasonably (z.) makul surette; oldukça.
 
Çeviri reasoned
(s.) akla dayanan, düşünüp kararlaştırılmış.
 
Çeviri reasoning
(i.) muhakeme, uslamlama, usa vurma. deductive reasoning tümdengelim uslamlamasl, tümdengelimli usa vurma. inductive reasoning tümevarım uslamlaması, tümevarımlı usa vurma.
 
Çeviri reassure
(f.) güvenini tazelemek, tekrar temin etmek; (bak.) reinsure reassur ance (i.) temin edilme.
 
Çeviri reaumur
(i.) 1730'da reomürü icat eden Fransız. Reaumur thermometer reomur.
 
Çeviri reave
(f.) (reaved veya reft) eski zorla elinden almak, zaptetmek; yağma etmek; yırtmak.
 
Çeviri rebate
(f.), (i.) iskonto etmek, indirim yapmak, tenzilât yapmak, bir kısmım geri vermek; (i.) indirim, tenzilât, iskonto, geri verilen kısım.
 
Çeviri rebate
(bak.) rabbet.
 
Çeviri rebec
(i.) rebap.
 
Çeviri rebel
(s.), (i.) isyankâr, zorba, serkeş; (i.) asi, şaki.
 
Çeviri rebel
(f.) (led, ling) isyan etmek, ayaklanmak, karşı gelmek; zorbalık etmek, serkeşlik etmek.
 
Çeviri rebellion
(i.) isyan, ayaklanma.
 
Çeviri rebellious
(s.) asi, serkeş, isyankâr. rebelliously (z.) asice, isyan ederek, isyankâr şekilde, serkeşçe. rebelliousness (i.) asilik, isyankarlık, serkeşlik.
 
Çeviri rebirth
(i.) yeniden doğma, tekrar dünyaya gelme; yeniden uyanış, uyanma, canlanma, intibah, rönesans.
 
Çeviri reboant
(s.) şiddetle yankılanan (ses).
 
Çeviri reborn
(s.) yeniden doğmuş.
 
Çeviri rebound
(f.) çarpıp geri sıçramak, geri tepmek; yansımak, yankılamak (ses).
 
Çeviri rebound
(i.) esneklik; geri tepme; yankı; (k.dili) hayal kırıklığından sonraki tepki.
 
Çeviri rebroadcast
(s.), (i.), (f.) (rebroad cast veya ed) tekrarlanan (radyo veya televizyon programı); (f.) tekrarlamak; tekrar yayımlamak; naklen yayımlamak.
 
Çeviri rebuff
(i.), (f.) ret; azarlama, ters cevap; geri püskürtme; (f.) reddetmek; ters cevap vermek, azarlamak; geri püskürtmek.
 
Çeviri rebuke
(f.), (i.) azarlamak, paylamak, tekdir etmek; (i.) azar, paylama.
 
Çeviri rebus
(i.) sorulan kelime veya cümlenin kısımlarını ayrı ayrı resimlerle göstererek oynanan bir çeşit bilmece (msl. bir dal ile bir kavuk resmi dalkavuk diye okunacak) .
 
Çeviri rebut
(f.) (ted, ting) çürütmek; (huk.) delillerle reddetmek. rebuttal (i.) delillerle çürütme ve reddetme. rebutter (i.), (huk.) bir davada davacı tarafından verilen ikinci cevap; delille reddeden kimse.
 
Çeviri rec.
(kıs.) receipt, record, recorder.
 
Çeviri recalcitrate
(f.) inat etmek, karşı gelmek, boyun eğmemek. recalcitrance, recalcitra'tion (i.) inatçılık, serkeşlik. recalcitrant (s.), (i.) inatçı, serkeş (kimse).
 
Çeviri recall
(f.), (i.) geri çağırmak; hatırlamak, anımsamak; lağvetmek, feshetmek, geri almak; (i.) geri çağırma; anımsama; geri gelme işareti veya emri; (pol.) bir yöneticinin halkoyu ile azledilmesi.
 
Çeviri recant
(f.) sözünü geri almak, vaz geçmek, caymak. recanta'tion (i.) sözünü geri alma, dönme, cayma, vaz geçme.
 
Çeviri recap
(f.), (i.) Iastik kaplamak; (i.) kaplanmış lastik.
 
Çeviri recap
(f.), (i.), (k.dili) özetlemek; (i.) özet.
 
Çeviri recapitulate
(f.) özetlemek. recapitula'tion (i.) özet. recapitulatory (s.) özetleyici.
 
Çeviri recapture
(i.), (f.) tekrar zaptetme; (f.) zaptedilmiş şeyi geri almak; hatırlamak.
 
Çeviri recast
(f.) yeniden dökmek; yeniden düzenlemek; yeniden hesaplamak. re'cast (i.) yeni şekil, yeni hesap.
 
Çeviri recd.
(kıs.) received.
 
Çeviri recede
(f.) çekilmek, geri çekilmek; uzaklaşmak; vaz geçmek, sözünden dönmek.
 
Çeviri receipt
(i.), (f.) reçete; makbuz, alındı; (çoğ.) hasılât; alma; (f.) makbuz vermek, ödendiğine dair imza koymak.
 
Çeviri receivable
(s.), (i.) alınacak, alınması mümkün; tahsil olunacak; (i.) matlup, alacak.
 
Çeviri receive
(f.) almak; kabul etmek; haber almak; anlamak, kavramak; taşımak, kaldırmak; uğramak, maruz kalmak. receiving line teşrifatçılar.
 
Çeviri receiver
(i.) alan veya kabul eden kimse; tahsildar; (huk.) davalı malları idareyle görevli kimse; çalıntı malı alan kimse; (kim.) distilasyonda toplama kabı; (fiz.) hava boşaltma tulumbasının cam kavanozu; ahize, alıcı, almaç. receivership (i.) davalı malların idaresi.
 
Çeviri recency
(i.) yenilik, yeni vuku bulma.
 
Çeviri recension
(i.) eski bir eserin çeşitli nüshalarına bakılarak tespit edilen en uygun metin.
 
Çeviri recent
(s.) yeni, yeni olmuş, yakında olmuş; (bh), (jeol.) dördüncü zamana ait. recently (z.) geçenlerde, son zamanlarda. recentness (i.) yeni vuku bulma.
 
Çeviri recept
(i.), (psik.) birbiriyle ilgili görüntülerin tekrarlanmasıyle zihinde meydana gelen imge.
 
Çeviri receptacle
(i.) kap, zarf; depo, havuz; hazne; (bot.) çiçek tablası.
 
Çeviri reception
(i.) alma, alınma; kabul, kabul etme; misafir kabulü, kabul merasimi, resepsiyon; radyoda ses alma. reception room bekleme odası.
 
Çeviri receptionist
(i.) resepsiyon memuru.
 
Çeviri receptive
(s.) alır, kabul eder. receptively (z.) kabul edercesine. receptiveness, receptiv'ity (i.) alma eğilimi; (psik.) alırlık.
 
Çeviri receptor
(i.), (anat.) alıcı sinir, reseptör.
 
Çeviri recess
(i.) tatil vakti, paydos, teneffüs, ara.
 
Çeviri recess
(i.), (f.) girinti, oyuk, (gen.) (çoğ.) gizli yer, iç taraf; (f.) girinti yapmak, oymak; ara vermek.
 
Çeviri recession
(i.) geri çekilme; (ikt.) düşüş (fiyat); iktisadi durgunluk.
 
Çeviri recessional
(s.), (i.) geri çekilmeye ait; (i.) papaz ve koro heyeti kiliseden çıkarken okunan ilâhi.
 
Çeviri recessive
(s.), (i.) geri çekilme eğiliminde olan; (biyol.) dominant olmayan (vasıf), resesif; (i.) diğeri tarafından bastırılan özellik.
 
Çeviri recherche
(s.), (Fr.) dikkatle seçilmiş; az bulunur, nadir, çok zarif; yapmacık tavırlı.
 
Çeviri recidivism
(i.) sabıkalı kimsenin yeniden suç işleme eğilimi. recidivist (i.) ikinci defa mahkum olmuş kimse, sabıkalı kimse. recidivous (s.) çok sabıkalı.
 
Çeviri recipe
(i.) yemek tarifi; reçete, tertip; çare, çözüm, plan.
 
Çeviri recipient
(s.), (i.) verilen şeyi alan (kimse), alıcı.
 
Çeviri reciprocal
(s.), (i.) karşılıklı, mütekabil, iki taraflı; birbirinin yerine geçen; (gram.) ortak; (i.) karşılıklı şey; (mat.) evrik değer. reciprocal insurance karşılıklı sigorta. reciprocal'ity (i.) karşıtlık. reciprocally (z.) karşıt olarak.
 
Çeviri reciprocate
(f.) karşılıklı hareket etmek, karşılığını yapmak, misli ile karşılık vermek; birbirinin yerine geçmek, mütekabil olmak. reciproca'tion (i.) karşılık, tekabül.
 
Çeviri reciprocity
(i.) iki devlet arasında yapılan anlaşma, ticari mübadele usulü; karşılıklı münasebet.
 
Çeviri recision
(i.) iptal.
 
Çeviri recital
(i.) ezberden okuma; ifade, anlatış, beyan; hikaye; resital.
 
Çeviri recitation
(i.) ezberden okuma; ezberden okunacak parça; ders anlatma.
 
Çeviri recitative
(s.) ezber şeklinde, hikaye söyler gibi.
 
Çeviri recitative
(i.), (müz.) konuşur gibi okunan güfte veya makam, reçitatif.
 
Çeviri recite
(f.) ezberden okumak; nakletmek, hikâye etmek, ders anlatmak.
 
Çeviri reck
(f.), eski ehemmiyet vermek, önemsemek, dikkat göstermek; ehemmiyeti olmak.
 
Çeviri reckless
(s.) dünyayı umursamayan; kendini tehlikeye atan; dikkatsiz, kayıtsız, pervasız. recklessly (z.) pervasızca, hiç bir şey düşünmeden. recklessness (i.) pervasızlık, cüretkârlık.
 
Çeviri reckon
(i.) saymak, hesap etmek; tutmak, addetmek; sanmak, farzetmek, hükmünde tutmak; hesaba katmak; sayı saymak; hesap görmek; on ile itimat etmek, güvenmek; ABD, (h.dili) tahmin etmek, zannetmek, düşünmek. reckon with le hesap görmek; hesaba katmak.
 
Çeviri reckoning
(i.) hesap, sayma; hesap görme, borç ödeme. day of reckoning hesaplaşma günü; kıyamet günü. dead reckoning (den.) parakete hesabı. out in one's reckoning hesabında yanılmış.
 
Çeviri reclaim
(f.), (i.) geri istemek veya çağırmak; ziraate elverişli hale koymak; (vahşi hayvanı) ehlileştirmek; (azgın kimseyi) ıslah etmek; iadesini talep etmek; yeniden talep etmek; (i.) geri çağırma. beyond reclaim ıslah olmaz, adam olmaz. reclaim ant (i.), (huk.) şikâyetçi, iddiacı. reclamation (i.) geri isteme, iadesini isteme, itiraz; ıslah; ziraate elverişli hale koyma.
 
Çeviri reclame
(i.), (Fr.) toplumun gözünde olmaya çalışma.
 
Çeviri recline
(f.) boylu boyuna uzanmak; arkaya dayanmak, uzanmak, yaslanmak.
 
Çeviri recluse
(s.), (i.) münzevi, dünya işlerinden kendini çeken; (i.) münzevi kimse, dünyadan çekilmiş kimse.
 
Çeviri reclusion
(i.) inziva, münzevilik, dünyadan çekilme. reclusive (s.) inziva kabilinden.
 
Çeviri recognition
(i.) tanıma, tanımlama; itiraf, tasdik, kabul.
 
Çeviri recognizance
(i.) (huk.) taahhütname; kefalet; tanıma. recognizant (s.) tanıyan, bilen.
 
Çeviri recognize
(f.) tanımak, kabul etmek, teslim ve itiraf etmek, itibar etmek; birine söz hakkı vermek; tanımak, bilmek; selâm vermek; takdir etmek. recogniz'able (s.) tanınabilir.
 
Çeviri recoil
(f.), (i.) geri çekilmek; irkilmek; seğirdim yapmak, geri tepmek; geri gelmek; (i.) geri tepme, seğirdim, aksiseğirdim, geri çekilme. recoilless (s.) seğirdimsiz (top).
 
Çeviri recollect
(f.) yeniden toplamak, yeniden yığmak; kendini toplamak.
 
Çeviri recollect
(f.) hatırlamak. recollection (i.) hatıra; hatırlama; hatırlanan şey.
 
Çeviri recommend
(f.) emanet etmek, havale etmek, tavsiye etmek, sağlık vermek, beğendirmek; temiz iş kağıdı vermek. recommendable (s.) tavsiye olunur.
 
Çeviri recommendation
(i.) tavsiye, övme, tavsiyename, bonservis.
 
Çeviri recommendatory
(s.) tavsiye kabilinden.
 
Çeviri recommit
(f.) (ted, ting) tekrar tetkik etmek üzere heyete havale etmek. recommitment, recommittal (i.) heyete tekrar havale etme.
 
Çeviri recompense
(f.), (i.) karşılığını vermek, mükafatlandırmak; acısını unutturmak, cezasını vermek, Iâyığını vermek; (i.) karşılık, mükafat; ceza.
 
Çeviri reconcilable
(s.) barıştırılmaları mümkün, telif edilir, uzlaştırılabilir. reconcilability, reconcilableness (i.) barışma imkanı. reconcilably (z.) uzlaştırıcı surette.
 
Çeviri reconcile
(f.) barıştırmak, aralarını bulmak; razı etmek; uzlaştırmak, telif etmek. reconcile the accounts hesapları mutabık kılmak. reconcilement (i.) uzlaşma.
 
Çeviri reconciliation
(i.) barışma, uzlaşma; telif; barışıklık, barış.
 
Çeviri reconciliatory
(s.) uzlaşma kabilinden.
 
Çeviri recondite , recondite
(s.) derin (ilim); muğlak, kapalı, müphem, gizli, belirsiz. reconditely (z.) derin bilgi ile. reconditeness (i.) derinlik, derin mana; muğlaklık.
 
Çeviri recondition
(f.) tamir edip yenilemek; Islah etmek.
 
Çeviri reconnaissance , reconnoissance
(i.) özellikle savaş zamanında düşman mevzilerini keşif için tetkikat yapma. reconnaissance in force araştırma maksadı ile büyük kuvvetle hücum.
 
Çeviri reconnoiter, (ıng.) tre
(f.), (i.) araştırma yapmak, incelemek, tetkikte bulunmak; (i.) araştırma, inceleme, tetkik.
 
Çeviri reconsider
(f.) tekrar tetkik etmek, hakkında tekrar düşünmek; kabul edilmiş bir meseleyi yeniden reye koymak. reconsideration (i.) tekrar tetkik.
 
Çeviri reconstitute
(f.) yeniden tertip etmek, tekrar kurmak. reconstituted milk içine su karıştırılmış süt tozu.
 
Çeviri reconstruct
(f.) tekrar inşa etmek, yeniden yapmak veya tertip etmek; kalıntılarından eski halini anlamak; geçmiş bir olayın ayrıntılarına inerek parça parça incelemek.
 
Çeviri reconstruction
(i.) tekrar inşa; yeniden yapılan şey; savaştan sonra kalkınma.
 
Çeviri reconvert
(f.) eski haline dönüştürmek.
 
Çeviri record
(f.) yazmak kaydetmek; deftere kaydetmek; banda almak, plağa almak; kaydını yapmak; tescil etmek. recording angel insanın emellerini kaydeden melek.
 
Çeviri record
(i.), (s.) kayıt, vesika; sicil, defter; (çoğ.) arşiv; tasdikli suret; zabıt varakası, fezleke; gramofon plağı; (huk.) sicil, dosya; rekor; (s.) rekor kıran, rekor yapan, en yüksek, en çok. beat veya break the record rekoru kırmak. court of record sicilleri resmen geçerli sayılan mahkeme. of record sicilde kaydı olan. off the record mahrem, gizli; açıklanmamak şartıyle. on record kaydedilen, kaydı olan. recordbreaking (s.) rekor kıran. record changer otomatik pikap. record player fonograf, pikap. record prices en yüksek fiyatlar.
 
Çeviri recorder
(i.) kaydedici kimse; hakim; kayıt aleti; teyp; (müz.) bir çeşit zurna veya flavta, çığırtma. recordership (i.) kaydedicilik.
 
Çeviri recording
(i.) plak; bant.
 
Çeviri recount
(f.) nakletmek, hikâye etmek.
 
Çeviri recount
(f.), (i.) tekrar saymak, yeniden hesap etmek; (i.) yeniden sayma.
 
Çeviri recoup
(f.), (i.) telafi etmek; zarar ödemek; (huk.) elde tutmak; (i.) telafi; elde tutma. recoup oneself zarar veya masrafı telafi etmek. recoupment (i.) telafi, tazminat.
 
Çeviri recourse
(i.) yardım dileme, müracaat; müracaat edilecek yer veya kimse. have recourse to baş vurmak, müracaat etmek, yardım veya öğüt dilemek. right of recourse (huk.) kefilden parayı alabilme hakkı. without recourse başka taahhüt altına girmeden.
 
Çeviri recover
(f.) yeniden döşemek; tekrar kapatmak; döşemesini yenilemek.
 
Çeviri recover
(f.) tekrar ele geçirmek, geri almak, bir daha bulmak veya kazanmak; geri getirmek; (huk.) mahkeme marifeti ile ödetmek veya tazmin ettirmek, almak, tahsil etmek; telafi etmek; kurtarmak; işe yaramayacak madenden kıymetli maden çıkarmak; iyileşmek, kendine gelmek. recover damages tazminat almak. recover lost time kaybolan vakti telafi etmek. recover one's voice sesi tekrar tabiileşmek. recoverable (s.) telafi edilir, tekrar kazanılır; tahsili caiz.
 
Çeviri recovery
(i.) tekrar ele geçirme; geri alma; iyileşme, kendine gelme; kürek çekerken tabii vaziyete dönme; eskrimde hücumdan sonra savunma vaziyetine geçme.
 
Çeviri recreant
(s.), (i.) hain, alçak; korkak, cebin; (i.) ödlek kimse; hain kimse; kaçak; dinini bırakan kimse.
 
Çeviri recreata
(f.) yeniden yaratmak, ihya etmek. recrea'tion (i.) yeniden yaratma, ihya; yeniden yaratılmış şey.
 
Çeviri recreate
(f.) canlandırmak, dinlendirmek, eğlendirmek, hayat vermek; eğlenmek.
 
Çeviri recreation
(i.) eğlence. recreational (z.) eğlence kabilinden.
 
Çeviri recrement
(i.) posa, süprüntü; (tıb.) ifraz edilip tekrar vücuda alınan madde.
 
Çeviri recriminate
(f.) şikâyete karşı şikayet veya iftiraya karşı iftirada bulunmak. recrimina'tion (i.) karşılıklı şikâyet. recriminative, recriminatory (s.) karşılıklı şikâyet kabilinden.
 
Çeviri recrudesce
(f.) nüksetmek (hastalık). recrudescent (s.) tekrar vaki olan, nükseden. recrudescence (i.) nüksetme, yeniden gelme.
 
Çeviri recruit
(i.) acemi asker; kura neferi; yeni gelen üye.
 
Çeviri recruit
(f.) ordu veya donanma için nefer kaydetmek, acemi asker toplamak; ikmal etmek eksiğini doldurmak; sıhhati iyileşmek, düzelmek. recruitment (i.) acemi asker kaydetme.
 
Çeviri rectal
(s.), (anat.) rektuma ait.
 
Çeviri rectangle
(i.), (geom.) dikdörtgen. rectan'gular (s.) dik açıları olan, dikdörtgen şeklinde.
 
Çeviri rectify
(f.) tashih etmek, düzeltmek, ıslah etmek; tasfiye etmek, taktir etmek; doğru hale koymak; (elek.) dalgalı akımı doğru akıma çevirmek. rectifi'able (s.) tashihi mümkün, düzeltilir. rectification (i.) tashih, ıslah, düzeltme; tasfiye. rectifier (i.), (elek.) doğrultmaç.
 
Çeviri rectilineal, rectilinear
(s.) bir istikamette bulunan veya giden; hatları veya kenarları doğru olan; (geom.) doğrulu, doğrusal.
 
Çeviri rectitude
(i.) dürüstlük; doğruluk.
 
Çeviri recto
(i.) sağ taraftaki sayfa.
 
Çeviri rector
(i.) mıntıka papazı, kilise papazı; bir okul veya üniversitenin başkanı, rektör. rectorate, rectorship (i.) papaz veya reisin rütbesi veya görev süresi; rektörlük. rector'ial (s.) reisliğe veya papazlığa ait.
 
Çeviri rectory
(i.) mıntıka papazı evi.
 
Çeviri rectum
(i.), (anat.) bağırsağın makada bitişik düz parçası, kalınbağırsağın son kısmı, rektum.
 
Çeviri rectus
(i.) (çoğ. ti) (anat.) düz kas.
 
Çeviri recumbent
(s.) boylu boyunca uzanmış, arkaya dayanmış. recumbency (i.) uzanış, dayanış. recumbently (z.) uzanarak.
 
Çeviri recuperate
(f.) sıhhat veya kuvvetini tekrar kazandırmak veya kazanmak; zararını telâfi etmek. recupera'tion (i.) nekahet. recuperative (s.) nekahet kabilinden.
 
Çeviri recur
(f.) tekrar olmak, tekrarlamak (olay, hastalık); tekrar hatırlanmak, yeniden bahis konusu olmak. recurrence (i.) tekrar vaki olma, tekerrür etme.
 
Çeviri recurrent
(s.) tekrar vuku bulan; (anat.) dönüp aksi yöne giden. recurrent fever (tıb.) tekrar tekrar gelen nöbet.
 
Çeviri recurve
(f.) geriye veya aşağı doğru eğmek. recurvate, recurved (s.) aşağı veya dışarıya eğilmiş.
 
Çeviri recusant
(s.), (i.) (İng.) (tar.) resmi kiliseye gitmeyi reddeden (kimse); (i.) resmi kilise kanunlarına karşı gelen kimse. recusancy (i.) boyun eğmeme.
 
Çeviri recycle
(f.) (kullanılmış maddeleri) yeniden işleyip kullanışlı hale getirmek.
 
Çeviri red
(s.) (der, dest) (i.) kırmızı, kızıl, al; komünist olan; (i.) kırmızı renk, kırmızı boya; kırmızı giyimli kimse; kırmızı renkli şey; (gen.) (bh) anarşist; komunist. red admiral kırmızı renkli güzel bir kelebek. Red Army Sovyetler Birliği ordusu. red bandfish flandrabalığı, (zool.) Cepola rubescens. red blindness kırmızı renk körlüğü. red cedar bir cins kırmızı ardıç. red cent ABD peni; az para. Red China (k.dili) Kızıl Çin. red corpuscle alyuvar. Red Crescent Kızılay. red cross İngiliz bayrağındaki kırmızı haç; (bh) Kızılhaç. red deer kırmızı bir geyik, (zool.) Cervus elaphus. red drum deniz güzeli; (zool.) Sciaenops ocellata. Red Ensign Kanada bayrağı. red fir odunu kırmızı bir cins çam, (bot.) Abies magnifica. red fire kırmızı ışık vererek yanan madde. red flag kızıl bayrak; isyan bayrağı; tehlike işareti. red gum bir çeşit dişeti iltihabı. red hat Katolik kardinal şapkası. red heat tav. red herring ilgiyi tehlikeli bir konudan başka yöne çekmek için öne sürülen mevzu. red lead sülüğen. redletter day büyük yortu günü; bir insanın hayatındaki en mühim gün. red light (trafikte) kırmızı ışık. redlight district fahişeler mahallesi. red man kızılderili. red osier sürgünleri sepet yapımında kullanılan bir söğüt, (bot.) Salix purpurea red pepper kırmızı biber. Red Sea Kızıldeniz. red shift (astr.) uzaklaşan bir cisim tayfının hrmızıya dönüşmesi. red tape kırtasiyecilik. in the red zarar etmiş, zimmet tarafında kırmızı rakamları olan. not worth a red cent beş para etmez, değersiz; hiç meteliği yok. see red son derece öfkelenmek, gözlerini kan bürümek, adam öIdürecek kadar kızmak. redness (i.) kırmızılık.
 
Çeviri redact
(f.) yazı haline koymak; tashih edip basılmak için hazırlamak. redaction (i.) düzeltilmiş ve düzenlenmiş nüsha; yeni bası. redactor (i.) bir metni değiştiren kimse.
 
Çeviri redan
(i.) dış açı teşkil eden iki istihkam siperi.
 
Çeviri redbaiting
(i.) ispatsız olarak komünistlikle suçlama.
 
Çeviri redblooded
(s.) mert, erkekçe.
 
Çeviri redbreast
(i.) kızılgerdan, nar bülbülü; kızıl göğüslü kuş.
 
Çeviri redbud
(i.) erguvan, boynuz ağacı, (bot.) Cercis siliquastrum.
 
Çeviri redbug
(bak.) chigoe.
 
Çeviri redcap
(i.), ABD kırmızı kasketli bagaj hamalı.
 
Çeviri redcoat
(i.) eski İngiliz askeri.
 
Çeviri redd
(f.), (leh.), up ile düzenlemek; boşaltmak; arabuluculuk yapmak.
 
Çeviri redden
(f.) kırmızılaştırmak, kırmızılaşmak.
 
Çeviri reddish
(s.) kırmızımsı, kırmızımtırak. reddishness (i.) kırmızımsılık.
 
Çeviri reddle
(i.) koyunları işaretlemek için kırmızı boya.
 
Çeviri rede
(f.), (i.), eski, (leh.) öğüt vermek, nasihat etmek; izah etmek, anlatmak; (i.) öğüt, nasihat; plan, tertip; masal, hikaye; tefsir.
 
Çeviri redeem
(f.) bedelini verip geri almak, rehinden kurtarmak; fidye vererek kurtarmak; borçtan kurtarmak; vaadini yerine getirmek; kefaret etmek. one redeeming feature bir iyi tarafı. redeemable (s.) paraya çevrilir (senet); fidye vererek kurtulması mümkün, bedeli verilip geri alınır; ıslah olunur. redeemer (i.) kurtarıcı kimse.
 
Çeviri redemption
(i.) kurtarma, kurtarılma, halas; rehinden kurtarma; kefaret; paraya çevrilme. beyond redemption, past redemption kurtarılamaz. redemptive (s.) kurtarıcı, kurtaran.
 
Çeviri redeye
(i.), ABD, (k.dili), (dy) kırmızı ışık; ABD, argo kalitesiz viski; Kanada, argo birayla domates suyu karışımı.
 
Çeviri redhanded
(s.) suçüstü.
 
Çeviri redhead
(i.) kızıl saçlı kimse; ABD kırmızı başlı bir cins ördek. redheaded woodpecker kırmızı başlı ağaçkakan.
 
Çeviri redhot
(s.) tavlı; ateşten kıpkırmızı kesilmiş; yepyeni (haber); kızgın, heyecanlı; müfrit.
 
Çeviri redingote
(i.) redingot.
 
Çeviri redintegrate
(f.) yeniden iyi hale koymak, yenilemek. redintegra'tion (i.) yenileme; (fels.) tümceleme.
 
Çeviri redirect
(f.) yeniden salık vermek; (mektuba) düzeltilmiş adresi yazıp yollamak.
 
Çeviri rediscount
(i.), (f.) reeskont; (f.) reeskont etmek.
 
Çeviri redistrict
(f.) seçim bölgelerini yeniden sınırlandırmak.
 
Çeviri redivivus
(s.) canlandırılmış, hayat verilmiş.
 
Çeviri redneck
(i.), ABD Güneyde zenci aleyhtarı olan fakir ve cahil çiftçi.
 
Çeviri redolent
(s.), (gen.) of veya with ile güzel kokulu; keskin koku yayan; hatırlatıcı. redolence, redolency (i.) güzel koku, keskin koku. redolently (z.) güzel kokulu.
 
Çeviri redouble
(f.) iki misline çıkarmak; tekrarlamak; yansılamak; iki misli olmak; tekrarlanmak aksetmek. redouble one's efforts daha fazla gayret sarfetmek.
 
Çeviri redoubt
(i.) tabya, palanka.
 
Çeviri redoubtable
(s.) korkunç, heybetli; (gen.) alay yiğit, cesur; hürmete lâyık.
 
Çeviri redoubted
(s.) korkunç korkulur; hürmet edilen belli şöhretli.
 
Çeviri redound
(f.), (i.) neticelenmek; gerektirmek, vesile olmak; (i.) netice.
 
Çeviri redpoll
(i.) (kızıl başlı) ispinoz kuşu, (zool.) Acanthis.
 
Çeviri redraft
(i.), (f.) ikinci müsvedde; (tic.) protesto edilen bir senedin masraflarla beraber ikinci şekli; (f.) ikinci müsveddeyi yazmak.
 
Çeviri redress
(f.), (i.) doğrultmak, tashih etmek, düzeltmek; hakkını yerine getirmek; tamir etmek; (i.) kusuru tashih etme; tamir, ıslah. redressal (i.) kusuru tashih, ıslah. redressable (s.) ıslah olunur.
 
Çeviri redskin
(i.) kızılderili.
 
Çeviri redstart
(i.) kızılkuyruk, (zool.) Phoe nicurus phoenicurus; Amerika'ya mahsus bir çeşit sinekyutan kuşu, (zool.) Setophaga ruticella.
 
Çeviri reduce
(f.) azaltmak, indirmek, kırmak, küçültmek; şiddetini azaltmak; (tıb.) organları normal yerine getirmek; tertip etmek, tanzim etmek; tahvil etmek, çevirmek; getirmek, bir hale sokmak; (İskoç.), (huk) kanuni şekilde iptal etmek; (kim.) redüklemek; (foto.) zayıflatmak; fethetmek; perhiz yolu ile zayıflamak. reducible (s.) indirilir, azaltılır.
 
Çeviri reductioadabsurdum
(Lat.) bir şeyin mantıksızlığını ispat; aksinin yalan olduğunu ispat suretiyle bir fikrin doğruluğunu gösterme.
 
Çeviri reduction
(i.) azaltma, eksiltme, küçültme; azaltılmış şey; (tıb.) organı normal yerine getirme; perhizle zayıflama.
 
Çeviri redundance
(i.) fazlalık; ağdalı ifade; fazla şey; (İng.) işten çıkarılma; işsizlik oranı.
 
Çeviri redundancy
(i.) fazlalık; ağdalı ifade; bir metin içindeki tekrar oranı.
 
Çeviri redundant
(s.) gerekenden fazla olan; fazla sözle ifade edilmiş, ağdalı; (İng.) işinden çıkarılan. redundantly (z.) gerekenden fazla olarak; ağdalı olarak.
 
Çeviri reduplicate
(f.), (s.) tekrarlamak; iki kat etmek; (gram.) kip teşkili için bir harf veya heceyi tekrarlamak; (s.) tekrarlanmış, iki kat, iki misli, katmerli.
 
Çeviri reduplication
(i.) iki kat etme veya olma, iki misline çıkarma veya çıkma, tekerrür; (gram.) bir hece veya harfi tekrarlama.
 
Çeviri redware
(i.) bir çeşit yosun, (bot.) Laminaria digitata.
 
Çeviri redwing
(i.) pas rengi ardıçkuşu; Amerika'ya mahsus kırmızı kanatlı bir çeşit karatavuk.
 
Çeviri redwood
(i.) kırmızı kereste veren bir çeşit ağaç; Kaliforniya'ya mahsus ve dünyanın en yüksek ağacı olan bir cins servi ağacı.
 
Çeviri redyellow
(i.) portakal rengi.
 
Çeviri reecho
(f.), (i.) tekrar aksetmek, yankılamak, aksettirmek; (i.) tekrarlanan yankı.
 
Çeviri reed
(i.), (f.) kamış, (bot.) Trichoon phragmites; saz, (bot.) Phragmites; kamış düdük; kaval, ney; (müz.) klarnet gibi çalgıların ağzında bulunan ve sesi çıkaran ince maden veya kamış parçası; bez tezgâhında gücü; (f.) kamış veya kuru otla kaplamak veya süslemek. reed organ basınçlı havayla titreşen kamışlar yoluyle ses çıkaran bir müzik aleti. reed pipe içinde ses çıkaran ince maden parçası olan org borusu; kamış düdük. reed stop böyle boruları kontrol eden jüdorg. reed warbler bir çeşit küçük ötleğen, (zool.) Acrocephalus scirpaceus. a broken reed güvenilmez kimse veya şey. reed'y (s.) kamış dolu; kamış gibi; kamış düdük gibi ses çıkaran.
 
Çeviri reedbuck
(i.) Afrika'da bulunan bir cins antilop, (zool.) Redunca arundineum.
 
Çeviri reeding
(i.), (mim.) yuvarlak silme.
 
Çeviri reedling
(i.) bircins baştankara, (zool.) Panurus biarmicus.
 
Çeviri reedmace
(i.) su kamışı, (bot.) Typha latifolia.
 
Çeviri reeducate
(f.) yeniden eğitmek; eğiterek ıslah etmek.
 
Çeviri reef
(i.) resif, döküntü, kayalık, deniz yüzeyi ile beraber veya yüzeyin hemen altında bulunan kayalar. reef'y (s.) döküntülü, kayalık.
 
Çeviri reef
(i.), (f.), (den.) yelkenin bir kat camadanı; yelkeni camadan ile küçültme; (f.) camadanını bağlamak; cıvadıra bastonunu mayna etmek. reef knot camadan bağı. reef point camadan halatı.
 
Çeviri reefer
(i.), (den.) camadancı; çift sıra düğmeli kalın ceket.
 
Çeviri reefer
(i.) ABD, argo esrarlı sigara.
 
Çeviri reek
(f.), (i.) buhar veya buğu yaymak; fena koku yaymak; (i.) fena koku; (İskoç.) duman, buhar.
 
Çeviri reel
(i.), (f.) çıkrık iği, makara; (sinema) filim makarası; (teyp) bant makarası; olta çubuğunun alt ucuna konulan makara; makara üstüne sarılmış iplik veya tel; (f.) makaraya sarmak. reel in olta çubuğu makarası üzerine ipi sarmak. reel off (k.dili) pürüzsüzce anlatmak (hikâye). reel out olta çubuğu makarasından ipi koyvermek. reel toreel (s.) iki makaralı (teyp).
 
Çeviri reel
(f.), (i.) dönmek, çabuk dönmek; sersemlemek, başı dönmek; bozguna uğramak; sarhoş gibi sendeleyerek yürümek, salınmak; (i.) sendeleyerek yürüme, başı dönme.
 
Çeviri reel
(i.) oynak bir İskoç dansı; bu dansın müziği. Virginia reel Amerika'ya mahsus meşhur bir dans.
 
Çeviri reelect
(f.), (pol.) tekrar seçmek. reelection (i.) tekrar seçilme. reenforce (bak.) reinforce.
 
Çeviri reenter
(f.) tekrar girmek; yeniden kaydetmek veya ettirmek; bir oyma işinin çizgilerini derinleştirmek. reentrance (i.) tekrar giriş; yeniden kayıt.
 
Çeviri reentrant
(s.), (i.) girintili (açı).
 
Çeviri reentry
(i.) yeniden girme; (huk.) (mülke) tekrar sahip çıkma; uzaydan atmosfere dönme.
 
Çeviri reevaluate
(f.) yeniden değerlendirmek; yeniden göz önüne almak.
 
Çeviri reeve
(i.), (tar.) İngiltere kasabalarında yüksek memur; Kanada'da köy veya şehir meclisi reisi.
 
Çeviri reeve
(f.) (reeved veya rove) (den.) bir halatın ucunu bir delikten veya makaradan geçirmek.
 
Çeviri reeve
(i.) dişi dövüşken kuş, (zool.) Philo machus pugnax.
 
Çeviri reexamine
(f.) tekrar sorguya çekmek. reexamina'tion (i.) tekrar edilen sınav; yeniden değerlendirme.
 
Çeviri reexport
(f.), (i.) tekrar ihraç etmek; (i.) tekrar ihraç edilen mal; tekrar ihraç. reexporta'tion (i.) ithal edilen malın yeniden ihracı.
 
Çeviri ref.
(kıs.) referee, reference.
 
Çeviri refection
(i.) hafif kahvaltı.
 
Çeviri refectory
(i.) manastır yemekhanesi; üniversite yemekhanesi.
 
Çeviri refer
(f.) vermek, isnat etmek, hamletmek; göndermek, havale etmek, müracaat etmek; işaret etmek, ima etmek; bakmak, danışmak, sormak. referable (s.) havale edilir.
 
Çeviri referee
(i.), (f.) hakem; tartışmalı bir meseleyi hal için kendisine müracaat edilen kimse, bilirkişi, eksper; (f.) hakemlik yapmak.
 
Çeviri reference
(i.), (f.) havale etme veya olunma; münasebet, ilgi; kinaye, ima, telmih; müracaat; müracaat kitabı veya yeri; tavsiye eden kimse; tavsiyename, ehliyetname, referans; (f.) bir kitabın içine müracaat yerlerini işaret etmek. reference library araştırma için kullanılan fakat dışarı kitap çıkarılamayan kütüphane. reference mark müracaat işareti. cross reference aynı kitapta başka yere müracaat. with reference to e gelince, münasebetiyle. without reference to hesaba almayarak.
 
Çeviri referendum
(i.) referandum.
 
Çeviri referent
(i.) kastedilen nesne veya kavram, bir söz veya sembol ile ima edilen şey.
 
Çeviri refill
(f.), (i.) tekrar doldurmak; (i.) herhangi bir kabın içindeki biten maddenin yerine konan yedek takım.
 
Çeviri refine
(f.) tasfiye etmek, saf hale koymak; inceleştirmek, tasfiye yolu ile izale etmek; safileşmek, tasfiye olunmak, temizlenmek; incelmek, zarifleşmek.
 
Çeviri refined
(s.) ince, kibar, zarif; safi, has; dakik, tam.
 
Çeviri refinement
(i.) saflık, halislik, tasfiye; incelik, kemal, kibarlık; zariflik, nezaket.
 
Çeviri refinery
(i.) rafineri, tasfiyehane, şeker fabrikası; kalhane, kal ocağı.
 
Çeviri refit
(f.), (i.) tekrar kullanılacak hale koymak, tamir edip yenilemek, düzeltmek; tekrar kullanılacak hale gelmek; (i.) tamir, ıslah, yeniden donatma.
 
Çeviri reflect
(f.) aksetmek, yansımak; ayna gibi hayalini göstermek; netice olarak vermek; düşünmek, tefekkür etmek. reflect on kusurunu göstermek.
 
Çeviri reflectance , reflectiv'ity
(i.), (fiz.) bir yüzeye çarpan ışıkla yansıyan ışık arasındaki oran.
 
Çeviri reflecting
(s.) akseden; derin düşünen. reflecting circle (astr.) oktant cinsinden tam daire bir alet. reflecting telescope aynalı teleskop.
 
Çeviri reflection, (ıng.) reflexion
(i.) çarpıp geriye veya başka yöne sekme; aksetme, yansıma, refleksiyon; aksettirilen şey, akis; üstüne atma, iftira, ayıplama, kınama; düşünme, tefekkür; fikir, düşünce.
 
Çeviri reflective
(s.) aksettiren, aksedici; aksettirilmiş; düşünceli, mütefekkir; düşünce mahsulü. reflectively (z.) aksederek; derin düşünerek. reflectiveness (i.) derin düşünme; aksetme niteliği.
 
Çeviri reflectivity
(bak.) reflectance.
 
Çeviri reflector
(i.) ayna, yansıtaç, reflektör; aynalı teleskop; ses aksettiren cihaz.
 
Çeviri reflex
(s.), (i.) geri çevrilmiş, ters, yansıyan; (fizyol.) elinde olmayarak vukua gelen; (i.) akis, yansımış şekil; (fizyol.) gayri ihtiyari vukua gelen hareket, refleks, tepke, yansı. reflex action gayri ihtiyari hareket, refleks. reflex center gayri ihtiyari hareketleri idare eden ve beyinde bulunan merkez, refleks merkezi.
 
Çeviri reflex
(f.) geriye çekmek veya bükmek; yansıtmak.
 
Çeviri reflexible
(s.) yansıyabilir, aksettirilebilir. reflexibil'ity (i.) yansıma niteliği.
 
Çeviri reflexive
(s.), (i.), (gram.) dönüşlü; dönüşlü fiil.
 
Çeviri refluent
(s.) dönüp geri akan.
 
Çeviri reflux
(i.) geriye akış, cezir haline geliş.
 
Çeviri reforest
(f.) kesilmiş ormanda yeniden ağaç dikmek. reforesta'tion (i.) yeniden orman yetiştirme.
 
Çeviri reform
(f.), (i.) ıslah etmek, reform yapmak; yenileyip daha iyi hale koymak; ıslah olmak; nefsini ıslah etmek; (i.) ıslah, reform; nefsini ıslah. Reform Judaism ABD'de reformcu Musevilik.
 
Çeviri reform
(f.) yeniden teşkil etmek, yeni şekle koymak, düzene koymak.
 
Çeviri reformation
(i.) nefis ıslahı, daha iyi vaziyete koyma veya girme; ahlakın düzelmesi; (bh) 16. yüzyılda Protestan kiliselerinin tesisi ile neticelenen dinsel devrim.
 
Çeviri reformatory
(s.), (i.) ıslahat gerektiren; (i.) reşit olmayan sanıklara mahsus hapishane, ıslahevi. reformative (s.) ıslahat husule getiren.
 
Çeviri reformed
(s.) Kalvin öğretisini benimseyen. Protestan kiliseleriyle ilgili.
 
Çeviri refract
(f.) ışınları kırmak. refract (İng.) angle kırılma açısı. refracting telescope mercekli teleskop.
 
Çeviri refraction
(i.) kırılma.
 
Çeviri refractive
(s.) kırılan. refractive index kırılma oranı.
 
Çeviri refractor
(i.) mercekli teleskop.
 
Çeviri refractory
(s.) inatçı, itaatsiz; kolay işlenemez, erimez. refractorily (z.) inatla. refractoriness (i.) inatçılık.
 
Çeviri refrain
(f.), from ile kendini zaptedip çekmek, bir şey yapmaktan çekinmek, kendini tutmak, sakınmak.
 
Çeviri refrain
(i.) şarkı nakaratı, nakarat nağmesi.
 
Çeviri refrangible
(s.) kırılabilir. refrangibil'ity, refrangibleness (i.) kırılma kabiliyeti.
 
Çeviri refresh
(f.) tazelemek, yeniden canlandırmak, hayat vermek; dinlendirmek, serinletmek; kuvvetlendirmek (hatırayı). refresh oneself canlanmak; dinlenmek, tazelik kazanmak, serinlemek. refreshingly (z.) canlandırıcı surette.
 
Çeviri refresher
(s.), (i.) tazeleyici; (i.) tazeleyen veya ihya eden şey; (k.dili) içki; (huk.) tehir edilen veya fazlasıyle uzayan celse için avukata verilen ek ücret. refresher course eski bilgileri hatırlayıp yenilikleri öğrenmek için yapılan çalışma.
 
Çeviri refreshing
(s.) canlandırıcı, hayat verici.
 
Çeviri refreshment
(i.) taze hayat verme; canlandırma, canlanma; canlandırıcı veya dinlendirici şey; (çoğ.) yiyecek içecek şeyler.
 
Çeviri refrigerant
(s.), (i.) serinlik verici, soğutkan (ilaç veya içki); soğutucu veya dondurucu (kimyasal madde).
 
Çeviri refrigerate
(f.) soğutmak, buzdolabı içinde dondurmak veya donmak. refrigera'tion (i.) soğutma, serin tutma, dondurma. refrigerative (s.) soğutucu, dondurucu.
 
Çeviri refrigerator
(i.) buzdolabı, soğutucu. refrigerator car frigorifik vagon.
 
Çeviri reft
(bak.) reave.
 
Çeviri refuel
(f.) yakıt ikmal etmek.
 
Çeviri refuge
(i.) sığınacak yer, sığınak; barınak.
 
Çeviri refugee
(i.) mülteci, diğer bir memlekete kaçıp sığınan kimse, sığınık.
 
Çeviri refulgent
(s.) parlak, şaşaalı, muhteşem, revnaklı. refulgence, refulgency (i.) parlaklık, revnak, şaşaa. refulgently (z.) parlayarak, ihtişamla.
 
Çeviri refund
(f.), (i.) alınmış parayı geri vermek, ödemek; tekrar para vermek; (i.) ödeme, ödenen meblâğ.
 
Çeviri refusal
(i.) ret, kabul etmeyiş veya olunmayış, imtina; ret cevabı; kabul veya reddetme hakkı. refusal of payment parayı ödememe.
 
Çeviri refuse
(f.) kabul etmemek, reddetmek, vermemek, razı olmamak; istememek, vaz geçmek; hendek veya çitten atlamayı istememek (at). refusable (s.) reddolunur.
 
Çeviri refuse
(i.), (s.) süprüntü; (s.) değersiz diye istenmeyen.
 
Çeviri refuse
(f.) yeniden fitil yerleştirmek.
 
Çeviri refutation
(i.) çürütme, yalanlama, tekzip.
 
Çeviri refute
(f.) yalanlamak, delillerle çürütmek. refutable (s.) çürütülebilir.
 
Çeviri reg.
(kıs.) regent, region, register, regular.
 
Çeviri regain
(f.) tekrar ele geçirmek, yeniden kazanmak; tekrar vâsıl olmak.
 
Çeviri regal
(s.) krala ait, krala yakışır, şahane; muhteşem, mükellef. regally (z.) kral gibi, şahane olarak.
 
Çeviri regale
(f.), (i.) mükellef ziyafetle ağırlamak, muhteşem ziyafet çekmek; canlandırmak, dinlendirmek; hoş vakit geçirtmek, eğlendirmek; ziyafette bulunmak; (i.) mükellef ziyafet; nefis yemek. regalement (i.) ziyafet, eğlence.
 
Çeviri regalia
(i.) kral tacı ve süsü; bir rütbe veya teşkilâta mahsus alâmet veya remiz; gösterişli kıyafet.
 
Çeviri regality
(i.) kralllk, hükümdarlık, saltanat; kral hükümdarlığı veya üIkesi.
 
Çeviri regard
(f.) dikkatle bakmak, dikkat etmek; itibar etmek, saymak; hürmet etmek, riayet etmek; addetmek, kabul etmek; dinlemek, dikkatli bakmak, dikkat etmek. as regards hakkında, hususunda.
 
Çeviri regard
(i.) bakış, nazar; hürmet, saygı, riayet; itibar, sayma; mulâhaza, fikir. Give my regards. Selâm söyleyin. in regard to, with regard to nazaran, e gelince, hususunda. out of regard to hatırı için, e riayeten. without regard to bakmadan, ehemmiyet vermeden.
 
Çeviri regardful
(s.) düşünüp hatırlayan, iltifat eden.
 
Çeviri regarding
edat hakkında, hususunda.
 
Çeviri regardless
(s.) bakmayarak, ehemmiyet vermeden, önemsemeden. regardless of ne olursa olsun. regardlessly (z.) ehemmiyet vermeyerek, dikkatsizce.
 
Çeviri regatta
(i.), (İt.) sandal veya yelkenli gemi yarışı veya yarışları.
 
Çeviri regency
(i.) hükümdarlık, krallık, saltanat; vekillik, kral naipliği; vekiller heyeti; vekillik müddeti.
 
Çeviri regenerate
(s.), (f.) ahlak ve hareketleri ıslah olmuş; yeniden doğmuş; (f.) yeniden teşkil etmek, tamamen ıslah etmek; yeni hayata kavuşturmak; hidayete erdirmek, ihya etmek; tamir ve ıslah etmek, yenilemek; manen yeniden doğmak; düzelmek, iyileşmek. regenera'tion (i.) yeniden teşekkül, yeniden doğma, hidayete erme. regenerative (s.) ıslah edici, taze hayat verici.
 
Çeviri regenerator
(i.) yeniden ihya eden kimse veya şey; kullanılmış gazın ısısından faydalanarak bazı ocaklarda içeriye verilen hava veya gazı ısıtmaya yarayan aygıt.
 
Çeviri regent
(s.), (i.) vekillik eden; (i.) saltanat vekili; kral naibi; bazı üniversitelerde idare heyeti üyesi. regentship (i.) vekillik sıfatı.
 
Çeviri regicide
(i.) hükümdarını kasten öIdüren kimse, hükümdar katili veya katli. regici'dal (s.) hükümdar katli nev'inden.
 
Çeviri regie
(i.), (Fr.) inhisar, tekel, inhisar idaresi; reji.
 
Çeviri regime
(i.), (Fr.) rejim, idare, usul, sistem, nizam.
 
Çeviri regimen
(i.) idare; (tıb.) perhiz, rejim; (gram.) bir kelimenin kendisiyle ilgili başka bir kelimeyi biçimsel yönden etkilemesi.
 
Çeviri regiment
(i.), (f.) alay; (f.) alay teşkil etmek; tasnif etmek; sistematik şekle koymak.
 
Çeviri regimental
(s.) alaya ait. regimentals (i.), (çoğ.) askeri üniforma.
 
Çeviri regimentation
(i.) hepsini aynı şekle koyma; tasnif etme, sistematik şekle koyma; murakabeye tabi kılma.
 
Çeviri region
(i.) diyar; üIke, memleket; mıntıka, bölge, havali, etraf; hava veya deniz tabakası; (anat.) bedenin belirli bir kısmı, nahiye.
 
Çeviri regional
(s.) bölgesel, mıntıkaya ait veya mahsus. regionally (z.) bölgeye göre, mıntıka mıntıka.
 
Çeviri regionalism
(i.) her teşekkülün kendi kendini idare etmesi; eyaletlere bölme taraftarlığı.
 
Çeviri register
(f.) kaydetmek, deftere geçirmek, tescil etmek; göstermek (hareket derecesi); basılmış sayfaları veya renkleri birbirine uydurmak; taahhütlü olarak göndermek; kaydolunmak, ismini sicile geçirmek; birbirine uygun gelmek; (k.dili) tesir etmek, sezilmek, anlaşılmak (söz, mana).
 
Çeviri register
(i.) defter, kütük, resmi kayıtlar defteri; sicil; kayıt, sicile geçirme; sesin veya çalgının yükseldiği derece; (müz.) kalın ve ince olmak üzere ses perdelerinden biri; odayı ısıtma veya soğutmada kullanılan alet, regülator; kaydeden alet. register of births doğum kütüğü. register office sicil dairesi.
 
Çeviri registered
(s.) kaydedilmiş, kayıtlı, müseccel. registered letter taahhütlü mektup. registered nurse ABD kayıtlı hemşire. registered tonnage ton olarak bir geminin yük veya yolcu taşıma istiabı, safi tonaj.
 
Çeviri registrar
(i.) (üniversitede) kayıt memuru, sicil memuru, sicil kâtibi.
 
Çeviri registration
(i.) kayıt, tescil.
 
Çeviri registry
(i.) kayıt, tescil; defterhane, sicil dairesi.
 
Çeviri regiusprofessor
(İng.) krallık tarafından tesis olunan kürsüye tayin olunan profesör.
 
Çeviri regnal
(s.) saltanata veya krala ait. regnal day kralın tahta çıkmasının yıldönümü.
 
Çeviri regnant
(s.) saltanat süren, hükmeden, tahtta olan; iktidarda olan.
 
Çeviri regorge
(f.) istifrağ etmek, kusmak, geri çıkarmak.
 
Çeviri regrate
(f.) pazarda veya panayırda tekrar kâr ile satmak için satın almak; böyle satın alınan şeyleri satmak. regrater (i.) ara komisyoncusu; pazarcı, kabzımal.
 
Çeviri regress
(i.) geri dönme, geri çekilme, ricat.
 
Çeviri regress
(f.) geri çekilmek, ricat etmek. regression (i.) ricat, geri çekilme. regressive (s.) geriye doğru, gerileyen.
 
Çeviri regret
(f.), (i.) teessüf etmek, müteessif olmak, kederlenmek; pişman olmak, hasretini çekmek; (i.) esef, keder; pişmanlık; (eks.) (çoğ.) itizar, esef. send one's regrets davete gidemiyeceğini bildiren mesaj yollamak. regretful (s.) esef ve kederle dolu, kederli. regretfully (z.) esefle, acınarak, teessüfle. regrettable (s.) esefe lâyık.
 
Çeviri regular
(s.), (i.) muntazam, nizamlı; kurallı, usule uygun, kaideye muvafık; (mat.) kenar ve açıları birbirine eşit; (bot.) muntazam; (ask.) nizami (asker); (i.) Katolik manastır sistemine mensup rahip, Katolik papazı; nizami asker; ABD siyasi partiye sadık olan üye. regular'ity (i.) intizam, nizam. reg'ularly (z.) muntazaman, düzenli olarak.
 
Çeviri regularize
(f.) intizama koymak, düzenlemek, usulüne uydurmak. regulariza'tion (i.) tanzim etme.
 
Çeviri regulate
(f.) nizama sokmak, tanzim etmek,düzenlemek, yoluna koymak, uydurmak; ayar etmek. regula'tion (i.) nizam, tanzim, düzen; kanun, talimat, astüzük; (çoğ.) tüzük, yönetmelik. regulative (s.) tanzim edici. regulator (i.) düzenleyici şey veya kimse; saat rakkası; (fiz.) düzengeç, ayarlayıcı alet; regülatör.
 
Çeviri regulus
(i.) Arslankalbi yıldızı.
 
Çeviri regulus
(i.) (çoğ. reguli) yan tasfiye edilmiş maden.
 
Çeviri regurgitate
(f.) kusturmak, geri çıkarttırmak; istifrağ etmek. regurgita'tion (i.) kusturma.
 
Çeviri rehabilitate
(f.) tamir etmek, onarmak; yeniden ehliyetini vermek; namus veya itibarını iade etmek, eski haklarını iade etmek. rehabilita'tion (i.) eski itibara iade, eski hale gelme.
 
Çeviri rehash
f., i. eski bir meseleyi yeniden tartışmak; i. eski bir meseleyi yeni isimle meydana çıkarma.
 
Çeviri rehearse
f. bir piyesi prova etmek; alıştlrmak (aktör); nakletmek, hikâye etmek; ezberden okumak, inşat etmek; tekrarlamak. rehearsal i. piyes veya musiki provası.
 
Çeviri reich
i. Almanya veya Alman hükümeti. First Reich 9. yüzyılda kurulup 1806'da yıkılan Kutsal Roma-Germen imparatorluğu. Second Reich 1871-1933 arasındaki Almanya imparatorluğu (1871-1919) veya Weimar Cumhuriyeti (1919-1933) veya her iki hükümet. Third Reich Adolf Hitler yönetimindeki Nazi Almanyası (1933- 1945). Reichsbank i. eski Alman Devlet Bankası. reichsmark i. eski mark. Reich stag i. eski Alman Millet Meclisi.
 
Çeviri reify
f. maddeleştirmek, somutlaştırmak.
 
Çeviri reign
i., f. saltanat, hükümet; hükümet müddeti; devir, asır; f. saltanat sürmek, hükümdarlık etmek; hakim olmak, hüküm sürmek.
 
Çeviri reimburse
f. sarfolunmuş parayı tediye etmek, parasını geri vermek. reimbursement i. ödeme, masrafını iade.
 
Çeviri rein
i., f., eks. çoğ. dizgin, yular; idare vasıtaları; f. dizgin ile idare etmek, dizginini çekmek; idare etmek. rein in, rein up dizginini çekip durdurmak. give rein to dizginini salıvermek, başıboş bırakmak. reinless s. dizginsiz, başıboş.
 
Çeviri reincarnate
f. tekrar bedenli olmak, yeni bedene girmek; yeni bedene sokmak (ruh).
 
Çeviri reincarnation
i. ruhun bir bedenden diğerine geçmesi, ruh sıçraması.
 
Çeviri reindeer
i., tek., çoğ. ren (geyik), kuzey geyiği, zool. Rangifer tarandus. reindeer moss renlikeni, bot. Cladonia rangiferina.
 
Çeviri reinforce , reenforce
f., i. yeni kuvvet vermek, takviye etmek, imdat götürmek; fazla asker veya kuvvet göndererek takviye etmek; i. kuvvetlendirici şey. rein- forcement i. takviye; takviye için gönderilen asker. reinforced concrete betonarme.
 
Çeviri reins
i., çoğ., (eski) böbrekler, böğürler, bel.
 
Çeviri reinstate
f. eski mevkiine veya haline iade etmek. reinstatement i. eski mevkiine dönme.
 
Çeviri reinsure
f. reasürans etmek; tekrar sigorta etmek. reinsurance i. reasürans.
 
Çeviri reinvest
f. (parayı, geliri) yeniden yatırmak.
 
Çeviri reissue
f., i. tekrar çıkarmak, tekrar neşretmek; i. yeni baskı.
 
Çeviri reiterate
f. tekrarlamak. reiterative s., i. tekrarlanan; i. az bir değişiklikle tekrarlanan kelime veya hece (bomboş gibi).
 
Çeviri reject
f. kabul etmemek, reddetmek; secip defetmek, bir tarafa atıvermek. rejection i. reddetme, reddedilme. rejection slip editörden yazara gönderilen kullanamayız pusulası.
 
Çeviri rejoice
f. sevinmek, memnun olmak, hoşlanmak, hazzetmek; sevinç göstermek; sevindirmek, memnun etmek. rejoicingly z. sevinerek, sevinçle.
 
Çeviri rejoicing
i. sevinç, sevinme; sevinç ifadesi, şenlik.
 
Çeviri rejoin
f. tekrar kavuşturmak, yeniden birleştirmek; tekrar kavuşmak.
 
Çeviri rejoin
f. cevap vermek, mukabelede bulunmak; huk. cevaba cevap vermek.
 
Çeviri rejoinder
i., huk. cevap; cevabın cevabı.
 
Çeviri rejuvenate
f. tekrar gençleştirmek; canlandırmak, ihya etmek. rejuvena'tion i. yeniden gençleştirme, ihya. rejuvenescence i. yeniden gençleştirme; biyol. bazı alglerde olduğu gibi protoplazmanın hücre cidarını delip çıkması ve yeni cidarlar teşkil etmesi.
 
Çeviri relapse
f., i. yeniden nüksetmek, tekrar fenalaşmak; tekrar kötü yola sapmak, yeniden dalalete veya günaha sapmak; i. nüksetme, yeniden hastalanma; tekerrür, kötü hale dönme. relapsing fever tıb. Borelia grubuna ait şiddetli ve bulaşıcı bir humma.
 
Çeviri relate
f. anlatmak, söylemek, nakletmek, hikâye etmek; bağlantı kurmak, münasebet tesis etmek; münasebeti olmak; ilgili olmak, bağlı olmak.
 
Çeviri related
s. anlatılmış, hikaye edilmiş; alâkası olan, akraba olan.
 
Çeviri relation
i. münasebet, ilişki, alâka, bağıntı; nispet; akrabalık, hısımlık; akraba, hısım; anlatma, nakletme, nakil. relations i., çoğ. ilişki, geçim; akrabalar, çevre. relationship i. akrabalık, hısımlık; ilişki.
 
Çeviri relative
s., i. nispi, izafi, göreli, bağıntılı; bağlı, ilişkin, dair; başkasına nispetle vaki olan, mensup; gram. nispi; i. akraba, hısım. relatively z. nispeten. relativeness i. nispet, münasebet.
 
Çeviri relativity
i.ilişkinlik, mensubiyet; izafet; nispilik; relativizm, bağıntıcılık, görecilik. theory of relativity fiz. Einstein tarafından bulunan izafet teorisi.
 
Çeviri relator
i. hikaye eden kimse, anlatan kimse; huk. ele veren kimse, muhbir.
 
Çeviri relax
f. gevşetmek, biraz salıvermek; zayıflatmak, yumuşatmak, hafifletmek; gevşemek, yumuşamak; dinlenmek, istirahat etmek, eğlenmek. relaxa'tion i. dinlenme, gevşeyip istirahat etme.
 
Çeviri relay
i., f. yedek hayvan veya insan veya şey; elektrik düzenleyicisi; f. nakletmek; yedek değiştirmek suretiyle bir yerden diğer yere göndermek. re'lay race yedek değiştirme suretiyle yapılan koşu, bayrak yarışı.
 
Çeviri release
f., huk. tahliye etmek, terk ve feragat etmek; temize çıkarmak, borcunu affetmek; azat etmek, serbest bırakmak; kurtarmak. releasement i. tahliye, azat etme, bırakma.
 
Çeviri release
i. kurtarma; salıverme, terk ve feragat; mak. salıverme tertibatı; makinadan buharı salıverme. release from arrest huk. haczin kaldırılması, tahliye.
 
Çeviri relegate
f. göndermek, sürgüne göndermek, sürmek, muayyen bir sınıfa veya sıraya indirmek; tayin etmek; havale etmek. relega'tion i. sürgün; muayyen sınıfa indirme, havale.
 
Çeviri relent
f. yumuşamak; acıyıp merhamet göstermek.
 
Çeviri relentless
s. yumuşamak bilmez, şefkatsiz, amansız. relentlessly z. merhametsizce. relentlessness i. merhametsizlik, insafsızlık.
 
Çeviri relevant
s. uygun, münasebeti olan, alâkalı, ilgili. relevance, relevancy i. münasebet, ilgi, alaka, uygunluk.
 
Çeviri reliable
s. güvenilir, itimat edilir, muteber, emniyetli. reliability, reliableness i. itimada lâyık olma. reliably z. güvenilir surette.
 
Çeviri reliance
i. güvenme, itimat, emniyet; tevekkül, istinat; istinat edilecek şey. reliant s. güvenen, itimat eden.
 
Çeviri relic
i. kalıntı, bakıye; yadigâr, habra; mukaddes emanet; çoğ. bir azizin cesedi veya cesedinin bir kısmı veya eşyası.
 
Çeviri relict
i. cinsi tükenmekte olan bir hayvan veya bitki türü.
 
Çeviri relief
i. iç rahatlaması, ferahlama; kurtarma; yardım, bağış; imdat; çare, ilâç, derde derman; teselli; nöbetten çıkma, birisinin nöbet veya vazifesinin başkası tarafından alınması; nöbeti devralan kimse; heyk. kabartma, rölyef; güz. san. tecessüm ettirilmiş gibi görünen resim; arazinin gösterdiği kabarıklık, rölöve. relief map yükseklikleri gösteren harita. bring into relief açığa çıkarmak. high relief yüksek kabartma. low relief az mücessem kabartma.
 
Çeviri relieve
f. gönlünü ferahlatmak, sıkıntısını hafifletmek veya defetmek; kurtarmak, yardım etmek; nöbetini devralmak, yerine nöbete girmek; renk katarak güzellik vermek; hakkını vermek. relieve oneself dışan çıkmak. relievable s. yardım edilir, hafifletilir.
 
Çeviri relievo
i., İt. kabartma.
 
Çeviri religion
i. din, iman; diyanet, din duygusu, dindarlık. religionism i. taassup; dindarlık taslama. religionist i. mutaassıp kimse.
 
Çeviri religiosity
i. dindarlık taslama, sofuluk.
 
Çeviri religious
s., i. dindar; dini, dinsel, dine ait; dini bir tarikata mensup; mezhebe ait; sofu, mutaassıp; çok dikkatli, sadakatli; i. rahip, rahibe. religiously z. dindarane, dini vazife imiş gibi. religiousness i. dindarlık.
 
Çeviri relinquish
f. bırakmak, terketmek, -den vazgeçmek, -den elini çekmek; feragat etmek, davasından vazgeçmek. relinquishment i. terk, feragat.
 
Çeviri reliquary
i. azizlerden kalma kemik gibi kalıntı ve andaçların saklandığı mahfaza.
 
Çeviri reliquiae
i., çoğ., Lat. fosil, taşıl, bot. eski devirlere ait kalıntı; ark. tarihten evvelki zamandan kalma taş aletler.
 
Çeviri relish
i., f. güzel tat, lezzet; çeşni, koku; merak, meyil; salça veya hardal gibi lezzet veren şey; f. lezzet vermek; lezzetinden hoşlanmak, beğenmek, tadını iyi bulmak; lezzeti olmak, tatmin etmek, zevk vermek.
 
Çeviri reluctant
s. istenmeden yapılan, gönülsüz, isteksiz, zorla yapılan. reluctance, reluctancy i.istemeyiş,gönül- süzlük, rızasızlık. reluctantly z. istemeyerek, gönülsüzlükle.
 
Çeviri reluctivity
i., fiz. elektrik cereyanına veya mıknatıslanmaya karşı direnç derecesi.
 
Çeviri relume
f. tekrar aydınlatmak.
 
Çeviri rely
f.,( on ile) güvenmek, itimat etmek.
 
Çeviri remain
f. kalmak, durmak; baki kalmak; geri kalmak, gitmemek; değişmeyip olduğu gibi kalmak, mevcut kalmak, zail olmamak; fazla kalmak, elde kalmak. remains i., çoğ. bakaya, kalıntılar; ceset, cenaze; bir kimsenin ölümünden sonra basılan eserleri.
 
Çeviri remainder
i., f. bakıye, kalıntı, artan şey; mat. artan; f. (kitap, kumaş) değerini kaybetmiş diye ucuza satmak.
 
Çeviri remake
f. (remade) yeniden yapmak.
 
Çeviri remand
f., i. geri göndermek, iade etmek; bir mahpusun sorgusunu tamamlamadan başka soruşturma yapılmak üzere kendisini hapishaneye iade etmek; i. geri gönderme, bir mahpusu hapishaneye iade etme.
 
Çeviri remark
f., i. söylemek, demek; dikkat edip görmek; i. işaret; söz; dikkat etme, görme, mülâhaza; mütalâa.
 
Çeviri remarkable
s. dikkate değer; tuhaf, garip; olağanüstü, harikulade. remarkableness i. fevkaladelik. remarkably z. dikkate lâyık derecede, çok.
 
Çeviri remarry
f. boşandıktan veya dul kaldıktan sonra yeniden evlenmek.
 
Çeviri remediable
s. çaresi bulunur. remediably z. çaresi bulunur surette.
 
Çeviri remedial
s. çare kabilinden, çare bulan.
 
Çeviri remediless
s. çaresiz, ilaçsız. remedilessness i. çaresizlik.
 
Çeviri remedy
i., f. çare; ilaç, deva; huk. hakkın yerine getirilmesi için kanunun gösterdiği yol; f. çaresini bulmak, icabına bakmak, düzeltmek.
 
Çeviri remember
f. hatırlamak, hatırda tutmak, unutmamak, hatıra getirmek, anmak, yad etmek. Remember me to him. Benden selam söyleyin. remembrance i. hatırlama, hatıra, zihin; hatırlama süresi; eks. çoğ. andaç; selam. remembrancer i. hatırlatıcı şey veya kimse; b.h. İngiltere'de yüksek bir hazine memuru.
 
Çeviri remex
i. (çoğ. remiges) kuş kanadı tüyü.
 
Çeviri remind
f. hatırlatmak, hatırına getirmek. reminder i. hatırlatma; hatırlatan şey veya kimse. remindful s. unutmayan, hatırlayan; hatırlatıcı.
 
Çeviri reminisce
f.,A.B.D. hatırlamak, hatıralarını tekrarlamak.
 
Çeviri reminiscence
i. hatırlama, hatırda tutma, anımsama; hatırlanan şey, yadigâr; eks. çoğ. hatıralar, hatırat.reminiscent s.hatırlayan; hatırlatan; hatıra kabilinden.
 
Çeviri remise
i. f. huk.feragat, vaz geçme; f. vaz geçip teslim etmek, feragat etmek.
 
Çeviri remiss
s. ihmalci; dikkatsiz, gafil; ağır, tembel. remissly z. ihmal ederek, dikkatsizlikle. remissness i. ihmal, kusur.
 
Çeviri remissible
s. affı mümkün, affolunur. remissibility i. af imkânı.
 
Çeviri remission
i. af; vaz geçme, feragat; eksiltme, hafifletme, teskin.
 
Çeviri remit
f. affetmek, bağışlamak; vaz geçmek (cezadan); huk. (davayı üst mahkemeden alt mahkemeye) iade etmek; havale etmek, para havalesi göndermek; şiddeti eksilmek, teskin olunmak, sükun bulmak. remitment i. af. remittal i. bağışlama, vaz geçme. remittance i. para havalesi, havale ile para gönderme. remittent s., tıb. artıp eksilen, azalıp çoğalan (humma). remitter i. affeden veya bağışlayan kimse; huk. birini mevkiine iade eden mahkeme kararı.
 
Çeviri remnant
i. bakıye, artık, fazla miktar; parça, kumaş parçası.
 
Çeviri remodel
f. şeklini değiştirmek, yeniden tanzim etmek (ev, apartman).
 
Çeviri remonstrance
i. sitem, serzeniş, paylama, protesto.
 
Çeviri remonstrant
s., i. sitemli, protesto eden; i. şikâyet eden kimse, protesto eden kimse.
 
Çeviri remonstrate
f. paylamak, serzeniş etmek, azarlamak, ihtar etmek; şikâyet etmek, protesto etmek. remonstra'tion i. protesto. remonstrative s. protesto kabilinden. remonstrator i. şikâyetçi kimse, protesto eden kimse.
 
Çeviri remora
i. başındaki emici bir uzuv vasıtasıyle daha büyük balıklara yapışan bir çeşit balık, zool. Echeneis; mani, geciktirme.
 
Çeviri remorse
i. vicdan azabı, pişmanlık, nedamet.
 
Çeviri remorseful
s. yeis derecesinde pişman olan. remorsefully z. nedametle, vicdan azabı çekerek. remorsefulness i. nedamet, vicdan azabı halinde olma.
 
Çeviri remorseless
s. nedamet bilmez, merhametsiz, amansız. remorselessly z. insafsızca, acımayarak. remorselessness i. insafsızlık.
 
Çeviri remote
s. uzak, ırak; yabancı, ecnebi; ayrı; pek az. remote control uzaktan idare (cihazı). remotely z. uzaktan. remoteness i. uzaklık.
 
Çeviri remotion
i. uzaklaştırma; yerinden çıkarma; izale, giderme, yok etme.
 
Çeviri remount
f., i. tekrar ata binmek; tekrar mukavvaya yapıştırmak; i. sakat veya kaybolan atın yerine alınan binek atı.
 
Çeviri removable
s. uzaklaştırılabilir, kaldırılır, azlolunur. removabil'ity, removableness i. uzaklaştırılabilme.
 
Çeviri removal
i. kaldırılma, kaldırma, yerini değiştirme, nakil; yol verme, işinden çıkarma; ihraç.
 
Çeviri remove
f., i. kaldırmak, defetmek, ortadan kaldırmak, uzaklaştırmak; öldürmek; başka yere nakletmek, yerini değiştirmek; azletmek; kesmek; izale etmek; gitmek, ev değiştirmek, başka eve nakletmek; i. uzaklaştırma; yer değiştirme; derece, fark derecesi.
 
Çeviri removed
s. uzak, ayrı, alâkası olmayan. a first cousin twice removed kuzenin torunu.
 
Çeviri remunerate
f. hakkını vermek, mükâfatını vermek, emeğinin karşılığını vermek. remunerable s. emeğinin karşılığının ödenmesi mümkün. remunera'tion i. karşılık, mükâfat, bahşiş, ücret, hak.
 
Çeviri remunerative
s. karlı, kazançlı. remuneratively z. kazançlı olarak. remunerativeness i. kazanç temin etme.
 
Çeviri renaissance
i. yenilenme, yeniden doğma; uyanma, intibah, canlanma; b.h. 14 ile 16'ncı yüzyıllar arasında Avrupa'da ilim ve sanat yeniliği, Rönesans; Rönesans üslubu.
 
Çeviri renal
s. böbreklere ait; böbrekte bulunan.
 
Çeviri renascent
s. yeniden meydana gelmeye başlayan; yeniden doğan. renascence i. yeniden doğma veya hâsıl olma.
 
Çeviri rencounter
f., i., (eski) rast gelmek, karşılaşmak (düşman); i. beklenmedik karşılaşma; çarpışma, düello; tartışma, müsabaka; rastlama.
 
Çeviri rend
f. (rent) yırtmak, yarmak, çekip koparmak; yırtılmak, parçalanmak, yarılmak.
 
Çeviri render
f., i. karşılık olarak vermek; iade etmek, geri vermek; vermek; teslim etmek; göstermek (hesap); icra etmek; etmek, kılmak,- laştırmak, -landırmak; tercüme etmek, çevirmek; anlatmak, tabir etmek; eritmek (yağ); i. iade, tediye, ödeme; sıva.
 
Çeviri rendezvous
i., f., Fr. buluşma, buluşma yeri, randevu; f. sözleşip buluşmak.
 
Çeviri rendition
i. tercüme, tefsir; ifade etme, rol yapma; teslim.
 
Çeviri renegade
i., s. dininden dönmüş kimse; firari; s. dininden dönen; kaçan, firar eden; hain.
 
Çeviri renege
f. iskambilde oyun kuralına aykırı hareket etmek; sözünü geri almak.
 
Çeviri renew
f. yenilemek, yenileştirmek; yeni hayat vermek; tekrar başlamak, yeniden başlamak; tekrar etmek; tazelemek, canlandırmak, gençleştirmek; tamir etmek; eksiğini tamamlamak; müddeti uzatmak; yenilenmek; yeniden başlamak. renewable s. yenilenir.
 
Çeviri renewal
i. yenileme, tamir, tekerrür; abonenin yenilenmesi.
 
Çeviri reniform
s., bot. böbrek şeklinde (yaprak).
 
Çeviri renitent
s. kuvvete karşı direnen; inatçı; elastiki dirençli.
 
Çeviri rennet
i. buzağının işkembesinden yapılan peynir mayası.
 
Çeviri renounce
f., i. vazgeçmek, reddetmek, feragat etmek, terketmek, alâkasını kesmek; (iskambil) aynı renkten kâgıdı olmadığından başka renk kağıt oynamak.
 
Çeviri renovate
f. yenileştirmek, tazelemek, tazeleştirmek. renova'tion i. yenileme.
 
Çeviri renown
i. şöhret, ün, nam, şan.
 
Çeviri renowned
s. meşhur, şöhretli, namlı.
 
Çeviri rent
i. yırtık, yarık, gedik; ara açılması, dargınlık.
 
Çeviri rent
i., f. kira; f. kira ile vermek; kiralamak; kira ile tutmak. rent charge kira üzerinden alınan vergi. rentfree s. kirasız, bedava. rent roll kiraya verilen mülklerin listesi. rent service kira yerine yapılan hizmet. rental i. kira bedeli.
 
Çeviri rent
bak. rend.
 
Çeviri rente
i., Fr. gelir, irat; çoğ. devlet tahvilatı.
 
Çeviri rentier
i., Fr. irat sahibi.
 
Çeviri renunciation
i. terk ve feragat etme, vazgeçme, alâkasını kesme, feragat. renunciatory s. feragat kabilinden.
 
Çeviri reoccupy
f. yeniden işgal etmek.
 
Çeviri reopen
f. yeniden açmak, tekrar başlamak.
 
Çeviri reorder
f. yeniden sipariş etmek; yeniden tanzim etmek.
 
Çeviri reorganize
f. yeniden teşkil etmek, düzenlemek; ıslah etmek. reorganiza'tion i. yeniden teşkil veya teşekkül; ıslah.
 
Çeviri rep
i., (argo) şöhret, nam.
 
Çeviri rep(p)
i. kabartma çizgili yün veya iplik veya karışık kumaş.
 
Çeviri rep.
kıs. report, representative.
 
Çeviri rep.
kıs. Republic, Republican.
 
Çeviri repair
f. gitmek, çekilmek.
 
Çeviri repair
f., i. tamir etmek, onarmak; zararını telafi etmek, tazmin etmek; i. tamir, onarma; tazmin; çoğ. tamirat, onarım; iyileştirme, şifa verme. repairman i. tamirci. repair ship tamirat gemisi. repair shop tamirci dükkânı. in good repair iyi halde, tamirli. in bad repair fena halde, tamirsiz.
 
Çeviri reparable
s. tamiri mümkün.
 
Çeviri reparation
i., eks. çoğ. tazminat, tamirat, onarım. reparative s. tamirat veya tazminat kabilinden.
 
Çeviri repartee
i. hazırcevap sözlerle dolu konuşma.
 
Çeviri repartition
i. bölme, bölüm; yeniden bölme.
 
Çeviri repast
i. yemek, taam; öğün.
 
Çeviri repatriate
f., i. tekrar memleketine iade etmek; kendi memleketinin vatandaşlığına tekrar girmek; i. tekrar memleketine iade olunan kimse. repatria'tion i. kendi memleketine iade, kendi vatanına dönme.
 
Çeviri repay
f. (repaid) geri vermek, ödemek; karşılığını yapmak veya ödemek; karşılığını vermek. repayable s. geri dönmesi mümkün, karşılığı yapılır. repayment i. yeniden tediye.
 
Çeviri repeal
f., i. kaldırmak (kanun), feshetmek, iptal etmek; i. fesih, iptal. repealable s. feshedilir, lağvı mümkün.
 
Çeviri repeat
f., i. tekrarlamak, tekrar yapmak, tekrar etmek; tekrar söylemek, bir daha söylemek; ezberden söylemek; A.B.D. aynı seçimde birden fazla oy kullanmak; i. tekrarlama, tekerrür; müz. nakarat; nakarat işareti. repeating circle astr. oktant nevinden tam daire. repeating decimal mat. tekrarlanan kesir. repeating method aynı aletle birkaç açıyı birden ölçme usulü. repeating rifle mükerrer ateşli tüfek. repeating watch düğmesine basılınca çalarak saati belirten cep saati. repeatedly z. tekrar tekrar, mükerreren.
 
Çeviri repeater
i. tekrarlayan şey veya kimse; düğmesine basılınca çalarak saati belirten cep saati; mükerrer ateşli silah; A.B.D. sabıkalı kimse, suçlu kimse, birkaç kere hapse girmiş kimse; elektromanyetik işaretleri otomatik olarak tekrar gönderen bir alet; A.B.D. aynı seçimde birden fazla oy kullanan veya buna teşebbüs eden kimse.
 
Çeviri repel
f. defetmek, geriye atmak; püskürtmek; bağdaşmamak, uyuşmamak; reddetmek; nefret uyandırmak. repellent s., i. defedici, uzaklaştırıcı; i. haşaratlı defedici ilâç; bir çeşit sugeçmez kumaş.
 
Çeviri repent
s., bot., zool. yerde yatan; zool. sürünen, sürüngen.
 
Çeviri repent
f. pişman olmak, nadim olmak, tövbe etmek, istiğfar etmek. repentance i. pişmanlık, nedamet, tövbe. repentant s. pişman, nadim, tövbekar.
 
Çeviri repeople
f. yeniden iskân ettirmek; türü azalmış canlıları türetmek.
 
Çeviri repercussion
i. geri tepme, seğirdim; yansılama, akis. repercussive s. geri tepip aksetmekten ibaret.
 
Çeviri repertoire
i. repertuvar.
 
Çeviri repertory
i. hazırlanmış piyesler listesi; depo. repertory theater repertuvarındaki piyesleri, her biri birkaç hafta olmak üzere, oynayan tiyatro topluluğu.
 
Çeviri repetend
i., mat. zincirleme kesrin tekrar edilen kısmı.
 
Çeviri repetition
i. tekerrür, tekrar yapma veya söyleme; ezberden okuma veya okunma. repetitious s. tekrarlayan, mükerrer, özellikle gereksiz tekrarlar yapan. repetitive s. tekrarlamalı.
 
Çeviri rephrase
f. başka bir şekilde ifade etmek.
 
Çeviri repiace
f. tekrar yerine koymak, yerine geçmek; bir şeyin yerine başka şey koymak veya bulmak; iade etmek, ödemek. replacement i. yerine koyma; bir şeyin yerine geçen veya konulan şey; bir başkasının yerine geçen kimse.
 
Çeviri repine
f. halinden şikâyet etmek, can sıkılmak, üzülmek.
 
Çeviri replenish
f. tekrar doldurmak; tamamen doldurmak; türü azalmış canlıları türetmek. replenishment i. tekrar dolma veya doldurma; dolduran şey.
 
Çeviri replete
s. dolu, tamamıyle dolmuş. repletion i. dolgunluk; tıb. kan dolgunluğu.
 
Çeviri replevin
i., huk. gaspolunmuş eşyanın geri alınması için açılan dava; bu suretle geri alma emri; kefalet.
 
Çeviri replevy
f. gaspolunmuş eşyayı kurtarmak. repleviable s. geri alınabilir, kurtarılabilir.
 
Çeviri replica
i. ikinci nüsha, kopya, bilhassa eser sahibi tarafından yapılan kopya.
 
Çeviri replicate
f. katlamak; kopya etmek; cevap vermek; türemek; hücre bölünmesiyle çoğalmak.
 
Çeviri replicate , replicated
s. tersine katlanmış; katlanmış.
 
Çeviri replication
i. savunanın cevabına davacı tarafından verilen cevap; aksiseda, yankı.
 
Çeviri reply
f., i. cevap vermek; mukabele etmek; i. cevap, karşılık, mukabele.
 
Çeviri report
f., i. söylemek, anlatmak, nakletmek; rapor vermek veya yazmak; resmen malumat vermek veya yazmak; haber yaymak; haber vermek, şikayet etmek; kendi hakkında malumat vermek; i. rivayet, şöhret, şayia, söylenti; rapor, takrir, malumat; top sesi, patlama sesi. report card A.B.D. öğrencinin not karnesi. reportable s. hakkında rapor veya malumat verilebilir. reportedly z. rivayete göre.
 
Çeviri reporter
i. gazete muhabiri; muhbir.
 
Çeviri reportorial
s. muhbirlik kabilinden; röportaj kabilinden.
 
Çeviri repose
f., i. yatırmak; yatmak, dinlenmek, istirahat etmek; dayanmak, güvenmek; i. rahat, istirahat, dinlenme; emniyet, güven, sükun; ahenk. reposeful s. dinlendirici.
 
Çeviri reposit
f. teslim etmek, bırakmak, depo etmek, yığmak. repository i. hazine, mahzen, ambar; sırdaş.
 
Çeviri repp
i. verevine dokunmuş kumaş.
 
Çeviri reprehend
f. azarlamak, serzeniş etmek, tekdir etmek, şiddetle eleştirmek, kabahatli bulmak, suçlamak.
 
Çeviri reprehensible
s. tekdire layık, takbih edilir. reprehensibly z. tekdir edercesine.
 
Çeviri reprehension
i. azar, paylama, serzeniş, tekdir.
 
Çeviri reprehensive
s. tekdir kabilinden.
 
Çeviri represent
f. göstermek, tasvir et mek, resmetmek; anlatmak, söylemek, ifade etmek; taslamak, gibi göstermek; temsil etmek, simgelemek; rolünü yapmak; tarif etmek, açıklamak; yerine geçmek; numunesi olmak. representable s. temsil edilir.
 
Çeviri representation
i. temsil etme veya edilme; simgeleyen şey, resim, suret; temsil, tiyatro oyunu, piyes; rol; başkalarını temsil etme hakkı; ifade, takrir; önerme; milletvekili seçim sistemi; vekiller heyeti.
 
Çeviri representative
s., i. bir grup veya sınıfı temsil eden, numune olan; vekâlet nev'inden; taklit ve benzeme kabilinden; i. vekil, başkasını temsil eden kimse; mümessil; milletvekili, mebus, saylav. representative arts resim veya heykeltıraşlık gibi temsili sanatlar. House of Representatives A.B.D. Temsilciler Meclisi.
 
Çeviri repress
f. baskı altında tutmak, bastırmak; uzaklaştırmak, menetmek; tutmak. repressible s. bastırılır, menolunur.
 
Çeviri repression
i. baskı altında tutma, bastırma, hapsetme, tutma, baskı; üzücü ve bastırılmış anı ve isteklerin bilinçdışına itilmesi.
 
Çeviri repressive
s. bastırıcı, engelleyici; sıkıcı. repressively z. engelleyerek.
 
Çeviri reprieve
f., i. (istenilmeyen bir şeyi) tehir etmek; sonraya bırakmak, tecil etmek; idam gibi cezayı tehir etmek; i. muvakkaten kurtarış; bir cezayı geçici olarak erteleme, cezanın tecili.
 
Çeviri reprimand
i., f. azar, paylama, tekdir; f. azarlamak, tekdir etmek.
 
Çeviri reprint
f., i. tekrar basmak; i. yeni baskı.
 
Çeviri reprisal
i. misilleme, misli ile mukabele, aynen karşılığını yapma.
 
Çeviri reprise
i., İng. kira gelirinden kanuni indirim ve ödemeler; müz. tekrarlama, nakarat.
 
Çeviri reproach
f., i. iftira etmek, sitem etmek, serzeniş etmek; ayıplamak, kınamak, şerefsizlik veya leke getirmek; i. ayıp, ar, rezalet; ayıplama, kınama; azar, serzeniş, sitem; leke, yüz karası olan kimse. reproachable s. ayıplanır, serzenişe lâyık.
 
Çeviri reproachful
s. sitem dolu; azarlama kabilinden. reproachfully z. sitemli olarak. reproachfulness i. sitemlilik.
 
Çeviri reprobate
s., i., f. tövbesiz, günahkâr, sefil, melun; i. kötü yola sapmış kimse, ahlâkı bozuk kimse; f. ebedi ceza vermek (günahkâra); uygun görmemek, tensip etmemek; lânetlemek. reproba'tion i. lânetleme; tensip etmeme; melunluk.
 
Çeviri reprocess
f. tekrar işlemek. reprocessed wool kullanılmamış fakat bir defa örülüp sökülerek tekrar örülmüş yün.
 
Çeviri reproduce
f. kopya etmek, suret çıkarmak; tekrar meydana getirmek; yeniden hâsıl etmek; tekrar çıkarıp göstermek; biyol. doğurmak, yavrulamak, çoğalmak, üremek; aynını yetiştirmek, türetmek; tekrarlamak, yeniden temsil etmek; hatırlamak.
 
Çeviri reproduction
i. üreme; tekrar hâsıl etme veya husule gelme; hayvan veya bitkilerin üremesi. reproductive s. yeniden hâsıl eden veya olan; zürriyet hâsıl etme kabilinden. reproductive organs üreme organları.
 
Çeviri reproof
i. azar, tekdir, paylama, sitem.
 
Çeviri reprove
f. azarlamak, tekdir etmek, paylamak, serzeniş etmek, sitem etmek.
 
Çeviri reptile
i., s. sürüngen, yerde sürünen hayvan (yılan ve kertenkele gibi); alçak kimse; s. sürünen, yerde sürünen; sürüngenlere benzeyen veya onlarla ilgili; alçak, sefil, süfli. reptil'ian i., s. sürüngen.
 
Çeviri republic
i. cumhuriyet; cumhuriyet hükümeti. republican s., i. cumhuriyete ait; i. cumhuriyetçi; b.h., A.B.D. Cumhuriyet Partisi üyesi. republicanism i. cumhuriyetçilik.
 
Çeviri republish
f. tekrar neşretmek; tekrar yürürlüğe koymak (iptal edilmiş kanun veya vasiyetname).
 
Çeviri repudiate
f. reddetmek, tanımamak; ödememek, kabul etmemek. repudia'tion i. reddetme, tanımayış.
 
Çeviri repugnant
s. iğrenç, tiksindirici, çirkin; zıt, muhalif, karşıt. repugnance, repugnancy i. nefret, tiksinme, iğrenme; zıtlık, muhaliflik.
 
Çeviri repulse
f., i. hücum edeni geri püskürtmek, defetmek, tardetmek, kovmak; i. hücumu bozguna uğratma, hezimet, kovma. repulsion i. ret, kabul etmeme; itme, geri itme; defetme, defolunma; fiz. iteleme.
 
Çeviri repulsive
s. iğrenç, tiksindirici; soğuk, yavan; uzaklaştırıcı. repulsively z. iğrenç surette. repulsiveness i. iğrençlik.
 
Çeviri reputable
s. itibara lâyık, muhterem, saygıdeğer.
 
Çeviri reputation
i. ad, şöhret, ün, itibar, şeref.
 
Çeviri repute
f., i. saymak, kabul etmek; i. ad, şan, şöhret, itibar.
 
Çeviri reputed
s. namlı, şöhretli sayılan, farzolunan. reputedly z. rivayete göre.
 
Çeviri request
i., f. rica, dilek, niyaz, temenni, istirham; revaç, talep; istenilen şey; f. rica etmek, yalvarmak, niyaz etmek, istirham etmek, dilemek. a request for help yardım dileme. by request rica üzerine. grant a request bir ricayı kabul etmek. in great request çok aranır, çok revaçta. on request istenildiği zaman.
 
Çeviri requiem
i. Katoliklerde ölülerin ruhu için dua; müz. bu duaya mahsus ilahi; bir ölünün hatırasına yapılan merasim.
 
Çeviri requiescat in pace
Lat. Huzur içinde yatsın. Allah rahmet eylesin. (kıs. R.l.P.).
 
Çeviri require
f. muhtaç olmak, ihtiyaç göstermek, gerekli bulmak; istemek, talep etmek. requirement i. gerek, icap, ihtiyaç.
 
Çeviri requisite
s., i. lazım, gerekli, zaruri, elzem (şey).
 
Çeviri requisition
i., f. talep, isteme, resmi emir; f. talep etmek, istemek, resmen istemek; mükellefiyete tabi tutmak.
 
Çeviri requital
i. karşılığını verme, mukabele, karşılık, lâyığını verme.
 
Çeviri requite
f. karşılığını yapmak veya vermek; mükâfat veya ceza vermek; telafi etmek, acısını çıkarmak.
 
Çeviri reredos
i., İng. kilisedeki altar masası arkasındaki perde.
 
Çeviri rerun
f., i. tekrar çalıştırmak, tekrar göstermek; tekrar veya ikinci defa koşmak; i. ikinci defa gösterilen filim veya piyes.
 
Çeviri res
i., tek., çoğ., Lat. şey, belirli bir şey, mesele, konu. res judicata Lat., huk. mahkemece karar verilmiş mesele.
 
Çeviri rescind
f. lağvetmek, feshetmek, iptal etmek, kaldırmak.
 
Çeviri rescission
i. ilga, fesih, kaldırma.
 
Çeviri rescript
i. emir, tebliğ.
 
Çeviri rescue
f., i. kurtarmak, imdadına yetişip kurtarmak; i. kurtuluş; kurtarış, imdadına yetişme.
 
Çeviri research
i., f. dikkatle arama, derin araştırma, inceden inceye tetkik; tetkik neticesinde çıkarılan eser; f. dikkatle araştırmak, ince tetkikat yapmak.
 
Çeviri resect
f., tıb. yarıp parçasını çıkarmak. resection i., tıb. yarıp bir uzvun parçasını çıkarma.
 
Çeviri reseda
i. muhabbetçiçeği, bot. Reseda odorata.
 
Çeviri resemble
f. benzemek, müşabih olmak, andırmak. resemblance i. benzeyiş, müşabehet.
 
Çeviri resent
f. bir şeyden dolayı kızmak, gücenmek, bir şeye içerlemek.
 
Çeviri resentful
s. bir şeye kızmış, gücenik. resentfully z. içerleyerek.
 
Çeviri resentment
i. kızma, gücenme, darılma, içerleme.
 
Çeviri reserpine
i., ecza. rezerpin.
 
Çeviri reservation
i. yer ayırtma, ayırtılmış yer; açığa vurmama, fikrinin hepsini söylememe; hıfız, muhafaza, bilhassa şahsı için saklama; şüphe; şart, ihtiraz kaydı; A.B.D. bilhassa kızılderililer için ayrılmış arazi parçası.
 
Çeviri reserve
f. ihtiyaten saklamak, ilerisi için saklamak; hakkını muhafaza etmek.
 
Çeviri reserve
i. ihtiyat olarak saklanan şey; çekinip sıkılma ve açılamama; ilgisizlik, kayıtsızlık; ağız sıkılığı; ask., çoğ. yedek askerler; çoğ. yedek kuvvet; ihtiyat akçesi; orman olarak ayrılan araziç reserve air biyol. ciğerde daima bulunan hava kalıntısı. reserve fund ihtiyat akçesi. reserve of ficer yedek subay, ihtiyat zabiti. in reserve ihtiyat olarak saklanılmış. without reserve çekinmeyerek; şartsız.
 
Çeviri reserved
s. başka zaman veya muayyen bir kimse için saklanılmış; çekingen; ağzı slkı; vakur.
 
Çeviri reservoir
i., f. su haznesi, su deposu, sarnıç, bent; hazne; havza; depoda saklanan ihtiyat eşya; f. hazne veya depoda saklamak.
 
Çeviri reside
f. oturmak, ikamet etmek, sakin olmak, mukim olmak.
 
Çeviri residence
i. oturma, ikamet; ev, mesken, hane, ikametgâh; yer; ikamet müddeti. declaration of residence ikamet beyannamesi. residence permit ikamet tezkeresi.
 
Çeviri residency
i. bir sömürgede veya himaye altında bulunan bir memlekette hami devlet mümessilinin ikametgâhı; doktorluk ihtisas devresi.
 
Çeviri resident
s., i. oturan, sakin, mukim; yerleşmiş; aslında bulunan; gelip geçici olmayan (kuş); i. bir yerde oturan kimse, yerli; bir sömürgede veya himaye altında bulunan bir memlekette hami devlet mümessili.
 
Çeviri residential
s. ikamete yarar, içinde oturulur, ikamete mahsus. residential quarter bir şehirde ikametgahların çok olduğu semt.
 
Çeviri residentiary
s., i. oturan, mukim (kimse), sakin.
 
Çeviri residual
s., i. fazla ve artakalan, artık; i. artık, artan şey; mat. iki hesap sonucu arasındaki fark; gözlem ve hesap sonuçları arasındaki fark; A.B.D. tekrar kullanılan bir filim veya plak için ödenen para.
 
Çeviri residuary
s. fazla ve artakalan, artık. residuary clause huk. bir vasiyetnamede malın taksiminden sonra geriye kalan kısmın tahsisi hakkındaki hüküm. residuary estate mal bölümünden sonra açıkta kalan mülk. residuary legatee malın taksiminden sonra kalan servetin vârisi.
 
Çeviri residue
i. kalan şey, artık, fazla şey; huk. ölmüş kimsenin bütün borçları ve vasiyetleri ödendikten sonra geriye kalan tereke.
 
Çeviri residuum
i. (çoğ -ua) artan şey; kimyasal bir işlemden artakalan madde, tortu; ölmüş bir kimsenin borç ve masrafları ödendikten sonra geriye kalan mal veya para.
 
Çeviri resign
f. istifa etmek, çekilmek; vaz geçmek, terketmek, el çekmek; bırakmak, teslim etmek iade etmek; istifa edip bırakmak, feragat etmek.
 
Çeviri resignation
i. istifa, çekilme; istifa mektubu; teslim, tevdi; uysallık, teslimiyet, tevekkül.
 
Çeviri resigned
s. baş eğmiş, uysal, teslimiyet göstermiş. resignedly z. baş eğerek, uysallıkla, teslimiyetle. resignedness i. teslimiyet, uysallık.
 
Çeviri resilience , resiliency
i. geri fırlama, seğirdim yapma; esneklik; çabuk iyileşme kabiliyeti.
 
Çeviri resilient
s. geriye fırlayan, seğirdim yapan; uzanıp kısalan, elastiki, esnek; çabuk iyileşir (bünye).
 
Çeviri resin
i. sakız, çam sakızı, reçine. resiniferous s. sakız hasıl eden, sakız verir. resinol i. renksiz reçineli alkol; cilt kaşınmasına karşı kullanılan sarı bir yağ. resinous s. sakız nevinden, sakızlı, sakızdan çıkan. resiny s. sakızlı, sakız gibi.
 
Çeviri resist
f., i. karşı durmak, mukavemet etmek; dayanmak, tahammül etmek; i. bir yüzeyi paslanma veya çürümeden korumak için sürülen bir madde; kumaş boyacılarının kullandığı tutkal gibi ve kimyasal tesire karşı gelen madde.
 
Çeviri resistant
s., i. karşı gelen, direnen, mukavemet eden (şey veya kimse).
 
Çeviri resistible
s. karşı konulabilir, dayanılabilir, mukavemet edilebilir. resistibil'ity i. mukavemet kuvveti, dayanma imkânı.
 
Çeviri resistive
s. mukavemet eden, mukavemet kabilinden, dirençli. resistivity i. mukavemet kuvveti, fiz. özdirenç.
 
Çeviri resistless
s. dayanılmaz, karşı durulmaz.
 
Çeviri resistsnce
i. mukavemet, direnme; karşı gelme; mukavemet eden kuvvet; elek. mukavemet, direnç, rezistans. resistance box elek. rezistans kutusu. resistance coil elek. rezistans bobini. passive resistance pasif direniş.
 
Çeviri resole
f. pençe vurmak.
 
Çeviri resoluble
s. erir, eritilebilir; çözülebilir.
 
Çeviri resolute
s. azimkar, kararlı, sebat ve metanet sahibi, kuvvetli; yiğit, cesur. resolutely z. azimle, kararlı olarak, sebat ve metanetle. resoluteness i. azimkârlık, azim, kararlılık, metanet; yüreklilik; cesaret.
 
Çeviri resolution
i. çözme; ayrışma; müz. çözüm; çözülüm; sebat, metanet, azim, karar; teklif, önerge, önerme, resmi karar; cesaret, mertlik.
 
Çeviri resolve
f., i. karar vermek, tasarlamak; karar vermesine sebep olmak; parçalara ayırıp incelemek; çözmek; halletmek, açıklamak; oy ile kararlaştırmak; iyi yönde değiştirmek; müz. çözmek; tıb. eritmek; i. karar, niyet, tasarlama. resolve on karara varmak. resolve one's doubts şüphelerini yok etmek. resolvable s. halledilebilir, çözümlenebilir.
 
Çeviri resolved
s. azimli, kararlı; kararvermiş veya verilmiş.
 
Çeviri resolvent
s., i. bir şeyi öğelerine ayırma gücü olan; i. eritici madde; tıb. bir şişi gidermeye yarayan hazır ilâç.
 
Çeviri resonance
i. sesi aksettirme, yankılama; sesi uzatıp şiddetlendirme özelliği, tınlama. resonance box keman gövdesi gibi sesi şiddetlendiren kutu. resonant s. sesi aksettiren, yankılayan; tannan.
 
Çeviri resonate
f. çınlamak, yankılamak.
 
Çeviri resonator
i. sesi aksettirici alet veya cisim; elektrik akımını yankılayan cihaz.
 
Çeviri resorb
f. tekrar emmek.
 
Çeviri resorcin , resorcinol
i., kim. reçineden alınıp boya veya ilâç imalinde kullanılan billursu bir bileşim.
 
Çeviri resorption
i. emme, emilme.
 
Çeviri resort
f. gitmek, sık sık gitmek; (to ile ) baş vurmak, müracaat etmek, başka çare kalmayınca kullanmak.
 
Çeviri resort
i. sık sık gidilen yer, ahalinin toplandığı yer, gezinti ve dinlenme yeri; mesire; çare, merci, baş vuracak yer, sığınacak yer; yardımına baş vurulan kimse; sık sık gitme. last resort son merci; son çare. summer resort sayfiye, yazlık, yazın gidilen yer.
 
Çeviri resound
f. çınlamak, ses vermek, sesle dolmak, yankılamak; yayılmak, yaygın olmak.
 
Çeviri resource
i. kaynak; çare; dayanak; çoğ. araçlar, olanaklar, mali vasıtalar; halletme yeteneği. inner resources manevi kuvvet. natural resources doğal kaynaklar.
 
Çeviri resourceful
s. becerikli.
 
Çeviri resp.
kıs. respective, respectively, respondent.
 
Çeviri respect
i. münasebet, yön, husus; hürmet, saygı, itibar, hatır sayma; uyma; çoğ. hürmetler, selâmlar, saygılar. pay one's respects saygılarını sunmak. with respect to, in respect to göre, konusunda, -e gelince .
 
Çeviri respect
f. hürmet etmek, hürmete lâyık saymak; saygı göstermek; ilgisi olmak. respecter of persons kişilere rütbesine göre değer veren kimse.
 
Çeviri respectability
i. hürmete lâyık olma, itibar, saygınlık.
 
Çeviri respectable
s. hürmete lâyık; namuslu; hatırı sayılır, epeyce, hayli; ahlâk veya davranışları iyi; dış görünüşü iyi. spectably z. hürmete lâyık şekilde, namusu ile.
 
Çeviri respectful
s. hürmet gösteren, saygılı, hürmetkâr. respectfulness i. hürmetkârlık.
 
Çeviri respective
s. her biri kendisinin olan, ayrı ayrı. They went to their respective homes. Her biri kendi evine gitti. respectively z. zikredildikleri sıra ile, birisi birine ve diğeri ötekine ait olmak üzere .
 
Çeviri respirable
s. teneffüs edilebilir. respirabil'ity i. teneffüs edilebilme .
 
Çeviri respiration
i. teneffüs, nefes alma, solunum; nefes, soluk.
 
Çeviri respirator
i. teneffüs olunan havayı ısıtmak veya temizlemek için ağız veya buruna geçirilen alet, respiratör.
 
Çeviri respiratory
s. solunumla ilgili, solunumda kullamlan, solunumun sebep olduğu. respiratory system solunum sistemi.
 
Çeviri respire
f. teneflüs etmek, nefes almak, soluk almak; dinlenip tekrar kuvvet ve cesaret bulmak.
 
Çeviri respirometer
i. solunumu ölçen alet; tazyikli oksijen vasıtasıyle dalgıca temiz hava veren alet, respirometre .
 
Çeviri respite
i., f. mühlet, tehir, geçici olarak erteleme; huk. idam hükmünün infazını geçici olarak erteleme; dinlenme vakti, tatil, paydos; alacaklının borçluya tanıdığı zaman; f. mühlet vermek, tehir etmek ertelemek .
 
Çeviri resplendent
s. parlak, şaşaalı, göz alıcı resplendence, resplendency i. parlaklık, şaşaa .
 
Çeviri respond
i. Kitabı Mukaddes okunduktan sonra cevap yerine söylenilen sözler; mim. bir kemerin ağırlığını karşılamak amacı ile duvar içine konan yarım direk veya sütun.
 
Çeviri respond
f. cevap vermek; karşılık verme. respondence, respondency i. cevap verme, karşılık verme. respondent s., i. cevap veren, karşılık veren; i. cevap veren kimse; huk. savunan kimse (bilhassa boşanma davalarında).
 
Çeviri response
i. cevap; yanıtlama; tepki; papazın okuduğu şeye cevap olarak ahali veya okuyucuların terennüm ettiği veya soylediği parça.
 
Çeviri responsibility
i. mesuliyet, sorum, sorumluluk.
 
Çeviri responsible
s. mesul, sorumlu; sağduyulu; itimada layık; borcunu ödeyebilecek durumda olan; mesuliyetli. They are responsible to me for the results So nuçlardan onlar bana karşı mesuldür. responsibly z. itimada layık olarak.
 
Çeviri responsive
s. cevap vermeye hazır, hevesli; uyumlu; cevap kabilinden, mukabele gibi. responsively z. hevesli olarak. responsiveness i. heveslilik.
 
Çeviri rest
i., the (ile) kalan miktar, kalanlar, geri kalan kısım. all the rest kalanların hepsi. as for the rest kalanına gelince.
 
Çeviri rest
f. dinlenmek, nefes almak: rahat etmek, istirahat etmek; yatmak, oturmak; uyumak; ölmek; dayanmak, dayalı olmak; huk. bir davada taraflardan birinin davaya ait butün delilleri anlattığını bildirmek; güvenmek, itimat etmek; kalmak; dinlendirmek, rahat ettirmek; dayamak, yaslamak; koymak. His eyes rested on it Gözleri ona dikildi. rest'ingplace i. konak yeri; mezar.
 
Çeviri rest
i. rahat, istirahat, dinlenme, yatma; oturma; sükun, hareketsizlik; uyku; asayiş, ruh sukunu; durak, dinlenme yeri; ölum; müz. fasıla, durak işareti, es; dayanak, dayanacak şey, mesnet .rest cure, rest treatment tıb. dinlenme usulü ile tedavi. rest day dinlenme günü (özellikle pazar günü). rest room tuvalet at rest hareketsiz; rahatta; olmuş. go to rest dinlenmek, yatmak lay to rest gömmek, defnetmek. whole rest müz. dörtlük es.
 
Çeviri restaurant
i. lokanta.
 
Çeviri restaurateur
i. lokantacı.
 
Çeviri restful
s. rahat verici, dinlendirici; rahat, sakin. restfully z. rahat rahat, sükunetle. restfulness i. rahat, sükün.
 
Çeviri restharrow
i. kayışkıran, saban kıran, bot. Ononis hircina.
 
Çeviri resthouse
i. dinlenme evi, konak yeri.
 
Çeviri restitutioinintegrum
Lat., huk. eski halin iadesi, eski hale getirme.
 
Çeviri restitution
i. bir şeyi sahibine iade etme; zararı ödeme; onarma.
 
Çeviri restive
s. inatcı; sabırsızlanan, rahat durmaz. restively z. sabırsızlanarak. restiveness i. sabırsızlık.
 
Çeviri restless
s. hiç durmayan, dinmeyen, hiç rahat durmaz: uyuyamaz, uykusuz: rahatsız: vesvessli: değişiklik isteyen, hareketsiz kalamayan. restlessly z. rahat durmadan. restlessness i. hareketsiz kalamama.
 
Çeviri restoration
i. onarma ve düzeltme; restore etme; yenileme, eski haline getirme, eski mevkiini iade etme: iyileşme; bir şeyi sahibine iade etme: bir şeyin asıl şeklini gösteren model. the Restoration İngiltere'de Restorasyon devri: 18. Lui devrinde Borbonların tekrar iktidarı ele geçirmeleri
 
Çeviri restorative
s., i. onaran ve düzelten, iyi hale koyan; i. ayıltıcı ilaç.
 
Çeviri restore
f. iade etmek; geri vermek; eski haline koymak, onarmak, restore etmek, yenilemek: iyileştirmek, sıhhatini iade etmek, sağaltmak; eski mevkiini iade etmek; bozulmuş yerini onarmak (resim); zararı ödemek. restorable s. yeniden sağlanabilir; onarılabilir; iade edilir.
 
Çeviri restrain
f. tutmak, geri tutmak, zaptetmek, yasaklamak, sımrlamak. restrainable s. zaptedilebilir.
 
Çeviri restraint
i. menetme: tahdit, sınırlılık; tutukluluk: kendini tutma; sıkılma çekinme. restraint of trade ticareti kısıtlama veya narh koyma.
 
Çeviri restrict
f. kısltlamak, bağlamak, sınırlamak; elini bağlamak: tahdit etmek, hasretmek. restrictive s. kısıtlayıcı, bağlayıcı, sınırlayıcı.
 
Çeviri restriction
i. sınırlayan kural, şart, hudut sınırlama, kısıtlama, tahdit.
 
Çeviri result
f., i., sık sık in (ile) çıkmak meydana gelmek, varmak: sonuçlanmak: i. netice, sonuç, son, akıbet, semere, mahsul.
 
Çeviri resultant
s., i. meydana gelen, neticesi olan; i. sonuç; fiz. iki ayrı kuvvetin bileşkesi.
 
Çeviri resume
i. hulasa, özet.
 
Çeviri resume
f. eski halini almak; yeniden başlamak veya devam etmek; geri almak: yeniden kullanmaya başlamak.
 
Çeviri resumption
i. yeniden başlama veya devam etme: geri alma.
 
Çeviri resurge
f. tekrar çıkmak, tekrar baş göstermek: yeniden dirilmek. resurgence i. yeniden dirilme. resurgent s. yeniden dirilen.
 
Çeviri resurrect
f. yeniden diriltmek; yeniden canlandırmak: mezardan çıkarmak; unutulmuş veya kaybolmuş şeyi yeniden meydana çıkarmak.
 
Çeviri resurrection
i. kıyamet, yeniden dirilme veya diriltme; yeni hayat bulma, canlanma.
 
Çeviri resuscitate
f .ölüyü diriltme ölü gibi olanı ayıltmak; batmış ve unutulmuş şeyi tekrar meydana çıkarmak. resuscita'tion i. canlandırma, canlandırılma, di- riltme. resuscitative s. diriltici, canlandırıcı .
 
Çeviri ret
f. (-ted, -ting) ıslatıp yumuşatmak (keten veya yün).
 
Çeviri retail
i., s. f .perakende satış; s. perakende; f. perakende olarak satmak; ayrıntılarıyle anlatmak: tekrar anlatmak.
 
Çeviri retain
f. alıkoymak tutmak, elinde bulundurmak; ücretle tutmak (avukat, uzman); akılda tutmak unutmamak. retainable s .elde tutulabilir. retaining wall istinat duvarı.
 
Çeviri retainer
i. hizmetli; alıkoyan kimse: huk. avukat tutarken yapılan anlaşma; vekalet ücreti; tar. tımar ve zeamet sahiplerinin buyruğunda bulunup bazı hizmetlerle yükümlü kimse.
 
Çeviri retaliate
f. dengiyle karşılamak, misillemek: intikam almak. retalia'tion i. misilleme, kısas, aynen karşılığını yapma. retaliative, retaliatory s. misilleme kabilinden.
 
Çeviri retard
f. i. geciktirmek; tehir etmek, geriye bırakmak; gecikmek; i. tehir; gecikme, geciktirme. retarda'tion i. tehir, geciktirme; geciktiren şey; gecikme süresi. retardative s. geciktirici.
 
Çeviri retch
f., i. kusmaya çalışmak, öğürmek. i. öğürme, kusma.
 
Çeviri rete
i. (çoğ. retia) anat. şebeke, ağ (sinir).
 
Çeviri retell
f. (retold) tekrar anlatmak; yeniden saymak.
 
Çeviri retention
i. alıkoyma, hatırlama yeteneği, zihinde tutma; tıb. idrar tutulması.
 
Çeviri retentive
s. alıkoyan tutan; hatırda iyi tutan. retentively z. iyice hatırda tutarak. retentiveness i. iyice hatırda tutma. retentiv'ity i. tutma kabiliyeti; fiz. mıknatısiyeti tutma kabiliyeti.
 
Çeviri reticence , reticency
i. ağız sıkılığı, sır saklama, sükut etme, susma.
 
Çeviri reticent
s. sır saklayan, ketum, çok konuşmaz, suskun.
 
Çeviri reticle
i. dürbünün göz merceğine yerleştirilen çizgi veya telden ibaret ağ.
 
Çeviri reticular
s. ağ şeklinde, ağ gibi, karışık, dolaşık.
 
Çeviri reticulate
f., s. ağ şekline koymak; şebeke gibi göstermek veya yapmak; s. ağ gibi, şebekeli; bot. ağsı, retikulat. reticulation i. şebekeleşme, ağ gibi olma.
 
Çeviri reticule
i. kadına mahsus ufak el çantası.
 
Çeviri reticulum
i. ağ, şebeke; anat. ağcık, ağ, retikül; zool. gevişgetiren hayvanların ikinci midesi, börkenek.
 
Çeviri retiform
s. ağ gibi, ağ şeklinde.
 
Çeviri retina
i., anat. ağtabaka, retina. detached retina kopuk ağtabaka.
 
Çeviri retinue
i. yüksek mevki sahibi birinin refakatinde bulunan heyet, maiyet.
 
Çeviri retire
f. çekilmek, bir köşeye çekilmek, kendi odasına çekilmek; yatmaya gitmek emekliye ayrılmak, geri çekmek (askeri); tedavülden çıkararak karşılığını ödemek (bono); gümrükten çekmek (malını); emekliye ayırarak hizmetten el çektirmek; (beysbol) vurucuyu oyun dışı etmek, çeliciyi yandırmak.
 
Çeviri retired
s. münzevi; tekaüt, emekli. retired list emekliler listesi.
 
Çeviri retirement
i. işten çekilme, tekaütlük, emeklilik; inziva yeri, inziva.
 
Çeviri retiring
s. utangaç, sıkılgan, çekingen.
 
Çeviri retorsion
bak. retortion.
 
Çeviri retort
f., i. isnada veya siteme karşı isnat veya sitemle cevap vermek; sert cevap vermek; karşılık vermek; i. karşılık, cevap; kötü sözü sahibine iade etme, mukabele. the retort courteous nezaketle verilen aksi cevap.
 
Çeviri retort
i., f., kim. imbik; f. imbikte ısıtarak damıtmak.
 
Çeviri retortion
i. arkaya doğru ;bükme veya eğme; huk. aynı ile mukabele,misilleme.
 
Çeviri retouch
f., i. düzeltmek, yeniden tashih etmek; yeniden gözden geçirmek; foto. rötuş etmek; i rötuş edilen şey.
 
Çeviri retrace
f. bir çizginin üstünü tekrar çizmek; izini takip ederek geriye veya kaynağına gitmek. retraceable s. izi takip olunabilir, izlenebilir.
 
Çeviri retract
f. geri çekmek; sözünü geri almak. retractable s. geri alınabilir. retractation i. sözünü geri alma; cayma, sözünden dönme. retraction i. geri çekme veya çekilme; sözünü geri alma. retrac- tile s. geriye veya içeriye çekilebilir. retractive s. geri çekici; sözünü geri alma kabilinden.
 
Çeviri retread
f., i. lastik kaplamak; i. kaplanmış lastik; (argo) mesleğini değiştiren kimse.
 
Çeviri retreat
f., i. çekilmek, geri çekilmek; düşman önünden çekilmek, geri kaçmak; geriye kaçırmak, geriye çekmek; i. geriye çekme veya çekilme, geriye kaçma; geri çekilme işareti; inziva köşesi, çekilecek yer, sığınak; tımarhane; şifa yurdu; koy evi, tenha yer; sohbet için bir kenara çekiliş. a retreating chin basık çene. beat a retreat geri çekilmek, kaçmak. in full retreat tam çekilme halinde.
 
Çeviri retrench
f. azaltmak, kısmak, indirmek; gidermek, kaldırmak. retrenchment i. tasarruf, idare; kale veya metrisin iç tarafında yapılan hendek veya metris.
 
Çeviri retribution
i. karşılıkta bulunma; mükâfat veya ceza verme; günah cezası. retrib'utive, retributory s. ödül veya ceza verme eğiliminde, ödül veya ceza kabilinden.
 
Çeviri retrievable
s. tekrar ele geçirilebilir, tekrar yerine getirilebilir, kazanılabilir, düzeltilebilir.
 
Çeviri retrieve
f., i. tekrar ele geçirmek; tekrar kazanmak veya düzeltmek; tazmin etmek, çaresini bulmak; bulup getirmek (köpeğin yaralı veya ölü avı bulması gibi); i. tekrar ele geçirme; düzeltme; tazmin; avı bulup getirme. retriever i. vurulmuş avı bulup getirmek için özel olarak terbiye edilmiş köpek.
 
Çeviri retroact
f. tepki yapmak; huk. evvelce olanları da kapsamak.
 
Çeviri retroaction
i. tepki, reaksiyon; huk. evvelce olanları kapsama.
 
Çeviri retroactive
s. evvelce olanı kapsayan (kanun). retroactively z. evveliyatı kapsayarak.
 
Çeviri retrocede
f. iade etmek, geri vermek; geri çekilmek.
 
Çeviri retrocession
i. geri dönme, geri çekilme; geri verme, iade, ilk sahibine verme; gerileme. retrocessive s. geri verme kabilinden.
 
Çeviri retroflex, ret roflexed
s. geriye bükük. retroflex'ion i. geriye dönme veya kıvrılma; anat. rahmin ters dönmesi.
 
Çeviri retrograde
s., f. geriye doğru giden, gerileyen; karşıt; yozlaşan; astr. hareket etmeyen yıldızlara göre doğudan batıya dogru gider gibi görünen; f. geriye gitmek; yozlaşmak; astr. doğudan batıya doğru gerileme devimi.
 
Çeviri retrogress
f. gerilemek, geriye gitmek; bozulmak, yozlaşmak. retrogres'sion i. geri gitme, gerileme; bozulma, yozlaşma. retrogres'sive s. gerileyici; yozlaşan. retrogressively z. geri giderek, gerileyerek; bozularak, yozlaşarak.
 
Çeviri retrorocket
i. uzay gemisi veya roketin hızını kesen yardımcı roket.
 
Çeviri retrorse
s. geriye doğru eğik, arkaya doğru bükülmüş, geriye dönük. retrorsely z. geriye yönelerek.
 
Çeviri retrospect
i., f. geçmiş şeyleri düşünme; geçmişe bakış; f. geçmiş şeyleri hatırlamak, geçmişi düşünmek. retrospec' tion i. geçmiş şeyleri hatırlama, geçmişi düşünme.
 
Çeviri retrospective
s. geçmişi hatırlayan; geçmişi ele alan; geriye dönük; huk. önceyi kapsayan, makabline şamil. retrospectively z. geçmişi hatırlayarak; huk. makabline şamil olarak.
 
Çeviri retrousse
s. ucu yukarıya doğru kalkık (burun).
 
Çeviri retroversion
i. geriye çevirme veya çevrilme; geriye bakış.
 
Çeviri retry
f. yeniden yargılamak.
 
Çeviri return
f. geri dönmek, geri gelmek, geri gitmek, avdet etmek; eski sahibine dönmek; yanıtlamak, cevap vermek; mukabele etmek; geri getirmek; geri göndermek, iade etmek; ödemek; (kar) sağlamak, getirmek; (tenis) iade etmek (topu); resmen ilan etmek veya bildirmek. return thanks teşekkürlerini bildirmek; şükretmek. return to dust ölmek, toprak olmak. returnable s., i. iade edilebilir; i. depozitli şey (şişe).
 
Çeviri return
i. dönüş, geri dönüş, geri geliş, geri gidiş, avdet; geri getirme; geri gönderme, iade; eski haline dönüş; tekrar tutma, nüksetme; tekrar olma; kâr, kazanç, hasılât, faiz; resmi rapor; çoğ. istatistik cetveli. return address gönderenin adresi. return game, return match revanş maçı. return ticket İng. gidiş dönüş bileti; A.B.D. dönüş bileti. by return mail, İng. by return of post ilk posta ile (cevap), hemen, akabinde. in return for karşılık olarak.
 
Çeviri retuse
s., bot. çökük, tepesi yuvarlak ve hafif girintili (yaprak).
 
Çeviri reunion
i. tekrar kavuşma, yine birleşme; yeniden bir araya gelme.
 
Çeviri rev
i., f. (revved, -ving) i. bir dönüş, çevrim, devir (motor); f., (up ile) hızını değiştirmek (motor).
 
Çeviri rev.
kıs. Revelation, Reverend.
 
Çeviri rev.
kıs. revenue, revised.
 
Çeviri revalue
f. yeniden değerlendirmek. revalua'tion i. yeniden değerlendirme.
 
Çeviri revamp
f. tamir etmek, yenileştirmek; ayakkabının yüzünü değiştirmek.
 
Çeviri reveal
i., mim. pencere veya kapı çerçevesinden duvarın kenarına kadar olan kısım, açıt yanağı.
 
Çeviri reveal
f. ifşa etmek, açıklamak, açığa vurmak; göstermek; ilham yoluyle bildirmek. revealment i. açıklama.
 
Çeviri reveille
i., ask. kalk borusu.
 
Çeviri revel
f., i. cümbüş etmek, eğlenip oynamak; i. cümbüş, eğlence, şenlik. reveller i. cümbüş eden kimse.
 
Çeviri revelation
i. gizli şeyi gösterme veya söyleme; gizli şeyin meydana konması; ifşa, açığa vurma, keşif; ilah. Allah tarafından verilen ilham, vahiy; b.h. Kitabı Mukaddes'in son cüz'ü, Vahiy Kitabı.
 
Çeviri revelry
i. şenlik, neşeli ve gürültülü toplantı, eğlenti.
 
Çeviri revenant
i. geri dönen kimse veya şey; hayalet.
 
Çeviri revenge
f. öç almak, intikam almak, hıncını çıkarmak.
 
Çeviri revenge
i. öç, intikam; kin, intikam arzusu; öç alma fırsatı. revengeful s. intikam alıcı, kinci.
 
Çeviri revenue
i. gelir, irat, varidat; bir hükümetin yıllık geliri; varidat dairesi. revenue cutter gümrük kaçakçılığına engel olmak için kullanılan silahlı deniz motoru; gümrük muhafaza gemisi. revenue office maliye tahsil şubesi. revenue stamp damga pulu. public revenue devlet geliri.
 
Çeviri reverberate
f. aksettirmek, aksolunmak, yankılamak, yankılanmak, geri vurmak, geri tepmek, yansımak. reverbera'tion i. yankılama, yansıma; yankı, yansı, akis. reverberator i. aksettirici alet; yansıtaç, yansı lambası.
 
Çeviri reverberatory
s. yankı meydana getiren; yansımalı. rever- beratory furnace uzun alevli fırın, yansımalı fırın.
 
Çeviri revere
f. hürmet etmek, saymak, saygı göstermek.
 
Çeviri reverence
i., f. hürmet, ihtiram, saygı, ululama; huşu; f. hürmet etmek, saygı göstermek, ulu tutmak, yüceltmek, huşu göstermek. your Reverence saygıdeğer efendim (papaz veya vaizlere hitapta kullanılır).
 
Çeviri reverend
s. hürmete layık, saygıdeğer, sayın, muhterem (papaz veya vaizlerin lakabı olarak kullanılır; kıs. Rev).
 
Çeviri reverent, reverential
s. hürmetkâr, saygılı, riayetkar, hürmet gös- teren, hürmetten ileri gelen. reverently, rev- erentially z. saygı ile, huşu ile, ihtiramla.
 
Çeviri reverie
i. dalgınlık, derin düşünüş;hayal.
 
Çeviri revers
i. devrik yaka gibi astarını gösterecek şekilde katlanmış elbise kısmı.
 
Çeviri reversal
i. tersine çevirme; huk. kararın bozulması.
 
Çeviri reverse
s. aksi, arka, ters, tersine dönmüş; terslik yapan. reverse curve S şeklinde demiryolu hattı dönemeci. reverse frame den. ters posta. reverse side ters taraf. reverse turn ters tarafa dönüş. reversely z. tersine, aksi olarak, bilâkis; diğer taraftan.
 
Çeviri reverse
f. ters çevirmek, tersine çevirmek; yerlerini değiştirmek; iptal etmek, feshetmek; tersine hareket ettirmek; tersine dönmek; geri vitese almak.
 
Çeviri reverse
i. ters taraf, arka taraf; ters, aksi, zıt olan şey; durumun kötüleşmesi, aksilik, felâket; mak. geri çevirme, tornistan; geri vites.
 
Çeviri reversible
s. tersine çevrilebilir. reversibil'ity, reversibleness i. tersine çevrilebilme. reversibly z. tersine çevrilerek.
 
Çeviri reversion
i. eski haline veya inancına dönme; ters yöne dönme; biyol. iki veya daha fazla kuşak boyunca görülmemiş olan ilkel özelliklerin yeniden belirmesi; huk. tekrar intikal; bir mülkün bir veya birkaç kişinin kullanımına geçtikten sonra başka belirli bir kimseye kalması. reversional, reversionary s. tekrar intikaline ait.
 
Çeviri revert
f., i. geri gitmek, dönmek; tekrar intikal etmek, ait olmak; i. geri dönen kimse, özellikle eski dinine dönen kimse.
 
Çeviri revest
f. eski mevkiini iade etmek; eski sahibine dönmek.
 
Çeviri revet
f. (-ted, -ting) toprak kaymasına engel olmak için meyilli duvar çekmek, kaplama duvarı yapmak. revetment i. istihkâmların dış kaplaması.
 
Çeviri review
i. yeniden gözden geçirme, bir daha inceleme; yeniden yoklama, resmi teftiş; eleştiri, tenkit; edebiyat ve fikir mecmuası; huk. bir davanın temyiz mahkemesince yeniden incelenmesi. court of review yargıtay, temyiz mahkemesi. pass in review geçit töreni yapmak. subject to review ileride değiştirme şartıyle.
 
Çeviri review
f. yeniden incelemek, bir daha dikkatle muayene etmek; eleştiri yazmak; (askeri kuvvetleri) teftiş etmek; huk. (mahkeme kararını) yeniden incelemek; tekrar gözden geçirmek.
 
Çeviri reviewer
i. eleştirmen, tenkit yazarı.
 
Çeviri revile
f. sövmek, yermek, küfür savurmak.
 
Çeviri revise
f., i. tekrar gözden geçirip düzeltmek; İng. tekrarlamak (ders); değiştirmek; i. düzeltme, yeniden gözden geçirme; matb. ikinci prova.
 
Çeviri revision
i. düzeltme, tashih; düzeltilmiş baskı. revisionist i. değişiklik taraftarı (öğreti veya siyaset konusunda).
 
Çeviri revisory
s. tashih edici, düzeltici.
 
Çeviri revival
i. yeniden canlanma, taze hayat bulma; ayılma, kendine gelme; yeniden revaç bulma; uyanma, uyanış; yeniden uyanan merak; dini inançları kuvvetlendirici toplantılar serisi. revivalism i. inançları canlandırmak üzere yapılan heyecanlı dinsel toplantıların tuttuğu yol. revivalist i. halkı dini uyanışa teşvik eden vaiz.
 
Çeviri revive
f. yeniden canlanmak, taze hayat bulmak; eski halini bulmak; canlandırmak, taze hayat vermek, ihya etmek; eski kuvvetini yerine getirmek; tekrar rağbet kazandırmak; tazelemek, yeni alâka uyandırmak.
 
Çeviri revivify
f. yeni hayat vermek, yeniden canlandırmak. revivifica'tion diriltme, canlandırma.
 
Çeviri revocable revokable
s. geri alınabilir; feshedilebilir.
 
Çeviri revocation
i. müsaade veya imtiyazın geri alınması; fesih, hükümsüz kılma, iptal.
 
Çeviri revocatory
s. fesih veya iptal kabilinden.
 
Çeviri revoke
f., i. geri almak, hükümsüz kılmak, feshetmek, iptal etmek; sözünü geri almak; (iskambil) kurallara aykırı olarak aynı renkten kâğıt oynamamak; i., (iskambil) aynı renkten kağıt oynamayış.
 
Çeviri revolt
f., i. isyan etmek, ayaklanmak; karşı gelmek; (at veya against ile) tiksinmek; i. isyan, ayaklanma; şiddetli anlaşmazlık halinde olma.
 
Çeviri revolting
s. tiksindirici, iğrenç, korkunç. revoltingly z. tiksindirici surette.
 
Çeviri revolute
s., bot. geriye veya aşağıya doğru kıvrılmış (yaprak kenarları).
 
Çeviri revolution
i. dönme, devir; bir cismin bir merkez etrafında dönmesi; bir gezegenin güneş etrafında dönmesi; devir süresi, devre; inkılâp, devrim, fikir devrimi, hal ve kıyafetlerin değişmesi; devlet yönetiminin tamamen değiştirilmesi; ihtilâl, isyan. revolutionism i. devrim taraftarlığı. revolutionist i. devrimci, inkılâpçı. revolutionize f. tamamen değiştirmek.
 
Çeviri revolutionary
s., i. devrim kabilinden, inkılâpçı, devrimci; ihtilâlci; i. devrimci veya inkılâpçı kimse; ihtilâlci kimse.
 
Çeviri revolve
f. döndürmek, çevirmek; devrettirmek; dönmek, devretmek; bir devre içinde dönmek; mutalaa etmek, düşünmek.
 
Çeviri revolver
i. tabanca, mükerrer ateşli tabanca, altıpatlar, revolver.
 
Çeviri revolving
s. döner, devir yapan. revolving door döner kapı. revolving fund döner sermaye, işleyen para; daima ödünç verilip iade edilen para. revolving light döner fener.
 
Çeviri revue
i. çeşitli dans ve oyunlardan meydana gelen sahne gösterisi, revü.
 
Çeviri revulsion
i. duygularda ani ve kuvvetli değişiklik; şiddetli çekilme.
 
Çeviri reward
f., i. mükâfatlandırmak, mükâfatını vermek, ödül vermek; karşılığını vermek; gönül okşamak; taltif etmek; i. mükâfat, ödül, karşılık; ücret, bahşiş. rewardable s. mükâfatlandırılabilir.
 
Çeviri rewire
f. yeniden tel döşemek.
 
Çeviri reword
f. tekrarlamak; yeni kelimelerle söylemek.
 
Çeviri rex
i., Lat. kral, hükümdar.
 
Çeviri reykjavik
i. Reykjavik, İzlanda'nın başkenti.
 
Çeviri reynard
i. eski bir hayvan hikâyesinde tilkinin adı; k.h. tilki.
 
Toplam 809 sonuç listeleniyor
Copyright © Dogrusozluk.com